Ankara’da PRP, hastanın kendi kanından elde edilen trombositten zengin plazmanın cilt, saç veya eklem dokularına enjekte edilmesiyle uygulanan rejeneratif bir tedavi yöntemidir. Hücre yenilenmesini destekleyen büyüme faktörleri sayesinde doku onarımını hızlandırır ve estetik ile ortopedik alanlarda yaygın olarak kullanılmaktadır.

Ankara’da PRP tedavisi fiyatları, uygulamanın yapıldığı klinik, kullanılan kit teknolojisi, seans sayısı ve tedavinin uygulandığı tıbbi alana göre değişkenlik gösterebilir. Dermatoloji, medikal estetik ve ortopedi kliniklerinde uygulanan PRP işlemi genellikle birkaç seans planlanarak tedavi etkinliği artırılacak şekilde gerçekleştirilir.

Ankara’da saç için PRP uygulaması, saç dökülmesini azaltmak ve saç köklerini güçlendirmek amacıyla tercih edilen destekleyici bir tedavi protokolüdür. Trombositlerden zengin plazma saçlı deriye enjekte edilerek saç foliküllerinin metabolik aktivitesi artırılır ve saç büyüme döngüsünün güçlenmesine katkı sağlanır.

Ankara’da ortopedik PRP tedavisi, tendon yaralanmaları, kas zedelenmeleri ve diz eklemi kireçlenmesi gibi kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarında destekleyici biyolojik tedavi olarak uygulanmaktadır. Enjekte edilen büyüme faktörleri doku iyileşme süreçlerini destekleyerek ağrı kontrolüne ve fonksiyonel iyileşmeye katkıda bulunabilir.

Bilmeniz Gerekenler Bilgi
Tanım PRP (Platelet Rich Plasma), kişiden alınan kanın özel bir işlemle trombosit yönünden zengin plazmaya ayrıştırılması ve bu plazmanın yeniden cilde enjekte edilmesiyle uygulanan doğal bir yenilenme tedavisidir.
Çalışma Prensibi Trombosit yönünden zenginleştirilmiş plazma, içerdiği büyüme faktörleri sayesinde cilt hücrelerinin yenilenmesini ve kolajen üretiminin artmasını sağlar. Bu da ciltte gençleşme, sıkılaşma ve canlılık etkisi oluşturur.
Uygulama Alanları / Amaçları Cilt gençleştirme, ince kırışıklıkların azaltılması, elastikiyet kaybının giderilmesi, cilt tonunun dengelenmesi, akne izlerinin azaltılması, saç dökülmesi tedavisi, saç köklerinin güçlendirilmesi gibi birçok alanda kullanılır.
Uygulama Prosedürü Hastadan yaklaşık 10–20 ml kan alınır ve santrifüj işlemi ile plazma ayrıştırılır. Elde edilen PRP solüsyonu, mikro iğneler yardımıyla cilt altına enjekte edilir. Genellikle 3–4 hafta aralıklarla 3–4 seans önerilir.
Avantajları / Neden Tercih Edilir Kişinin kendi kanı kullanıldığı için alerji veya enfeksiyon riski düşüktür. Doğal, güvenli ve biyolojik bir tedavidir. Cilt yenilemesini içeriden başlatarak doğal bir gençleşme sağlar.
Uygunluk / Kimler İçin Cildinde yaşlanma belirtileri, nem kaybı, matlık, elastikiyet eksikliği veya ince çizgiler olan bireylerde; ayrıca saç dökülmesi yaşayan kişilerde destekleyici tedavi olarak tercih edilebilir.
ankara dermatoloji doktoru seval karasatı
Uzm. Dr. Seval Karasatı

Dr. Seval Karasatı, Ankara’da cilt sağlığı, saç ve tırnak hastalıkları, estetik dermatoloji ve lazer uygulamaları alanlarında uzman bir dermatoloji (cildiye) doktorudur. Bilimsel temellere dayalı yaklaşımı ve estetik bakış açısıyla her hastasına kişiye özel tedavi planları sunar.

Dermatoloji alanında Dr. Seval Karasatı; akne, rozasea, egzama, alerjik cilt hastalıkları ve saç dökülmesi gibi yaygın cilt sorunlarının yanı sıra, ben takibi ve cilt kanserlerinin erken teşhisi konularında da uzmanlaşmıştır. Modern cihazlar ve güncel tedavi yöntemleriyle hastalarına etkili çözümler sunar.

Ankara’da dermatoloji uzmanı olarak hizmet veren Dr. Seval Karasatı, aynı zamanda estetik dermatoloji uygulamalarında da deneyim sahibidir. Dolgu, PRP, mezoterapi, altın iğne ve lazer işlemleriyle cilt yenilenmesi ve gençleşmesini hedefleyen bütünsel tedaviler uygular.

Dr. Seval Karasatı, her hastası için kapsamlı bir değerlendirme yaparak tedavi sürecini kişisel ihtiyaçlara göre şekillendirir. Amacı, sadece hastalıkların tedavisi değil; aynı zamanda sağlıklı, canlı ve estetik açıdan dengeli bir cilt görünümü kazandırmaktır.

Randevu Oluşturun Randevu Oluşturun

Prp (Platelet – Rich Plasma) Tedavisi Nedir?

PRP (Platelet-Rich Plasma) tedavisi, kişinin kendi kanından elde edilen platelet (trombosit) açısından zengin plazmanın cilt ya da saçlı deriye enjekte edilmesiyle uygulanan doğal bir yenileyici tedavi yöntemidir. Plateletler, doku onarımında görevli büyüme faktörlerini içerdiğinden, uygulandıkları bölgede kolajen üretimini artırır, hücre yenilenmesini destekler ve gençleştirici etki sağlar. Saç dökülmesi, cilt yaşlanması ve yara izleri gibi birçok alanda kullanılır.

PRP

PRP tedavisi için plazma nasıl elde edilir?

PRP elde etme işlemi, klinikte gerçekleştirilen, basit ve güvenli bir süreçtir. Hastalarımızın en çok merak ettiği bu süreç yaklaşık 30-45 dakika sürer ve birkaç adımdan oluşur.

İşlem adımları şöyledir:

Öncelikle, normal bir kan tahlili verir gibi, hastanın kendi kolundan az miktarda (genellikle 10-20 cc) kan alınır.

Alınan bu kan, içinde özel bir pıhtılaşma önleyici bulunan steril (mikropsuz) tüplere aktarılır.

Bu tüpler, “santrifüj” adı verilen bir cihaza yerleştirilir. Bu cihaz, kan tüplerini çok yüksek bir hızda döndürür.

Bu dönme kuvveti sayesinde, kanın bileşenleri ağırlıklarına göre katmanlara ayrılır. En ağır olan kırmızı kan hücreleri (eritrositler) tüpün en altına çöker.

Üst kısımda, kanın sarımsı, berrak sıvısı olan plazma kalır.

Trombositler ise tam ortada, kırmızı kan hücreleri ile plazmanın birleştiği “buffy coat” denilen ince bir tabakada yoğun bir şekilde toplanır.

Doktor, tüpün en altındaki kırmızı kan hücrelerini ayırır ve trombositlerin yoğunlaştığı bu orta katman ile üstteki plazmayı dikkatlice alır.

İşte elde edilen bu sıvı, normal kandakinden kat kat (protokole göre 4 ila 8 kat) daha fazla trombosit içeren “Trombositten Zengin Plazma”, yani PRP’dir.

PRP’nin içindeki ‘büyüme faktörleri’ ne işe yarar?

PRP’nin asıl “sihri”, az önce bahsettiğimiz ve trombositlerin içinde depolanan büyüme faktörleridir. Bu zengin plazma cilde veya saç derisine enjekte edildiğinde, bu büyüme faktörleri ortama salınır ve dokulara çeşitli onarım emirleri verir.

Bu emirlerin başlıcaları şunlardır:

  • Fibroblast adı verilen hücrelerin uyarılması.
  • Yeni kolajen ve elastin üretimi (cildin temel yapı taşları).
  • Yeni kılcal damar oluşumunun tetiklenmesi.
  • Bölgedeki kök hücrelerin çoğalmasının sağlanması.
  • Cildin kendini onarma ve yenileme hızının artırılması.

Bu faktörler sayesinde, PRP uygulanan bölgede güçlü bir “yeniden yapılanma” süreci başlar. Bu dışarıdan bir dolgu veya vitamin enjeksiyonundan farklıdır; bu vücudun kendi tamir mekanizmalarını harekete geçiren biyolojik bir uyarıdır.

Her PRP tedavisi aynı kalitede midir?

Bu hastalar için en kritik sorulardan biridir ve cevabı net bir şekilde “Hayır, değildir”.

PRP tedavisinin başarısı, hazırlanan plazmanın ne kadar “zengin” olduğuyla doğrudan ilişkilidir. Etkili bir tedavi için, elde edilen plazmadaki trombosit konsantrasyonunun (yoğunluğunun) normal kanın çok üzerinde olması gerekir.

Düşük hızda, yetersiz bir santrifüj işlemi veya standart olmayan tüplerle hazırlanan bir sıvı, “trombositten zengin” olmaz; sadece “trombositten fakir” veya “normal” plazma olur. Böyle bir sıvının enjeksiyonu da beklenen biyolojik etkiyi yaratmaz.

Bu nedenle PRP tedavisinde kullanılan kitin (tüp sistemi) kalitesi, santrifüj cihazının protokolü (dönüş hızı ve süresi) ve işlemi yapan hekimin tecrübesi, alınacak sonucu doğrudan belirler. Etkili bir PRP için, trombositlerin maksimum düzeyde canlı ve yoğun bir şekilde elde edilmesi şarttır.

PRP saç dökülmesinde neden bu kadar sık kullanılır?

PRP tedavisinin dermatolojideki belki de en popüler ve kanıt düzeyi en yüksek kullanım alanı Androgenetik Alopesi (erkek veya kadın tipi genetik saç dökülmesi) tedavisidir.

Saç dökülmesinin bu tipinde, saç kökleri (foliküller) zamanla zayıflar, küçülür (minyatürleşir) ve ürettikleri saç telleri incelir, kısalır ve sonunda dökülür. Saçın “büyüme” (anajen) fazı kısalır.

PRP, saçlı deriye enjekte edildiğinde, içerdiği yoğun büyüme faktörleri sayesinde şu etkileri gösterir:

  • Zayıflamış ve küçülmüş saç köklerini uyarır.
  • Bölgedeki kan dolaşımını artıran yeni kılcal damarların oluşmasını sağlar.
  • Köklerin daha iyi beslenmesini ve oksijenlenmesini destekler.
  • Saçın “büyüme” fazını (anajen) uzatmaya yardımcı olur.
  • Mevcut saç tellerinin kalınlaşmasına ve güçlenmesine katkıda bulunur:
  • Dökülme hızını yavaşlatır.

PRP, özellikle dökülmenin yeni başladığı veya saçların zayıfladığı ancak köklerin henüz ölmediği durumlarda çok etkilidir. Tamamen saçsız (parlak) kalmış bir bölgede yeniden saç çıkarmaz, ancak zayıflamış kökleri “uyandırmak” ve canlandırmak için güçlü bir seçenektir.

Cilt Sağlığı Hakkında Merak Ettikleriniz İçin İletişime Geçin!

PRP saç tedavisinde başka yöntemlerle birlikte kullanılabilir mi?

Evet, hatta en iyi sonuçlar genellikle kombinasyon tedavileriyle alınır. PRP, saç dökülme tedavisinde tek başına bir silah olabileceği gibi, diğer tedavilerin etkisini güçlendiren bir “destek kuvveti” olarak da harika çalışır.

Saç dökülmesinde PRP ile birlikte en sık kullanılan yöntemler şunlardır:

  • Minoksidil (Topikal Sprey/Köpük): Minoksidil saç köklerinin kanlanmasını artırırken, PRP onarıcı sinyalleri verir. İkisi bir arada kullanıldığında, birbirlerinin etkisini güçlendirerek (sinerjistik etki) saç kalınlığında ve yoğunluğunda daha belirgin bir artış sağlarlar.
  • Finasterid/Dutasterid (Ağızdan Alınan İlaçlar): Bu ilaçlar dökülmenin hormonal nedenlerini (DHT) bloke ederken, PRP mekanik onarımı ve canlanmayı sağlar.
  • Saç Mezoterapisi: Saç köklerinin ihtiyaç duyduğu vitamin, mineral ve amino asitleri içeren mezoterapi solüsyonları ile PRP’nin dönüşümlü olarak uygulanması, köklerin beslenmesini maksimize eder.
  • Saç Ekimi: Saç ekimi operasyonlarından önce veya sonra PRP uygulamak, hem ekilen köklerin yeni yerlerine tutunma oranını (greft sağkalımı) artırmak hem de mevcut zayıf saçları güçlendirmek için sıkça başvurulan bir yöntemdir.

PRP cilt gençleştirme (anti-aging) için nasıl çalışır?

PRP’nin cilt gençleştirmede kullanılmasının temel amacı, cilde “hacim vermek” veya “kırışıklıkları doldurmak” değildir. Bunu dolgu maddeleri yapar. PRP’nin amacı çok daha temel ve biyolojiktir: Cildin kalitesini artırmak.

Yaş aldıkça, cildimizdeki kolajen ve elastin üretimi yavaşlar. Cilt incelir, esnekliğini kaybeder, matlaşır ve ince çizgiler belirginleşir.

PRP, cildin alt katmanlarına enjekte edildiğinde, içerdiği büyüme faktörleri sayesinde “fibroblast” adı verilen ana hücreleri uyarır. Fibroblastlar, cildin esnekliğini ve sıkılığını sağlayan kolajen ve elastin üreten fabrikalardır.

PRP, bu fabrikalara “Üretime yeniden başla!” sinyali gönderir. Bu süreç yavaş ve doğaldır:

  • Ciltteki kolajen üretimi tetiklenir.
  • Cildin kanlanması ve beslenmesi artar.
  • Zamanla (genellikle birkaç hafta veya ay içinde) cilt daha parlak, daha canlı, daha sıkı ve daha sağlıklı bir görünüm kazanır.
  • İnce çizgilerde ve gözenek görünümünde azalma gözlemlenir.

PRP, bir dolgu gibi anında “şişirici” bir etki yaratmaz; cildin kendisini onarmasını sağlayarak, daha doğal ve uzun vadeli bir iyileşme sağlar.

PRP akne (sivilce) izleri ve yara izleri için etkili midir?

Evet, PRP’nin onarıcı etkisi, özellikle “atrofik” (çöküntülü) akne izlerinin tedavisinde çok değerli bir yardımcıdır. Akne izleri, aslında cildin o bölgede hasarlı kolajen ile iyileşmesi sonucu oluşan çukurlardır.

PRP, bu çukurlu alanlara uygulandığında, bölgedeki hasarlı dokunun onarılmasını ve yeni, sağlıklı kolajen ile doldurulmasını tetikler.

Ancak akne izi tedavisinde PRP, tek başına nadiren kullanılır. Genellikle, cildin üst tabakasında kontrollü bir hasar yaratan diğer yöntemlerle birlikte kullanılır:

Fraksiyonel Lazer: Lazer, ciltte mikroskobik kanallar açarak kolajen üretimini tetikler. Hemen ardından PRP’nin bu kanallardan cilde sürülmesi, hem lazerin etkinliğini artırır hem de lazer sonrası iyileşme süresini (kızarıklık, ödem) anlamlı derecede kısaltır.

Mikroiğneleme (Dermapen): Lazer gibi, mikroiğneleme de ciltte küçük kanallar açar. PRP ile birleştirildiğinde, izlerin görünümünde çok daha belirgin bir iyileşme sağlanır.

Altın İğne (Radyofrekans): Cilt altına ısı enerjisi vererek kolajeni uyaran bu sistemle birlikte PRP kullanmak, cilt sıkılaşması ve yara izi onarımını maksimize eder.

PRP cilt lekelerinin (melazma) tedavisinde kullanılır mı?

Cilt lekeleri (hiperpigmentasyon) ve özellikle de melazma, tedavisi en zor dermatolojik sorunlardan biridir. PRP’nin bu alandaki kullanımı, saç dökülmesi veya anti-aging kadar yaygın olmasa da umut vericidir.

Yapılan bazı çalışmalar PRP’nin içerdiği bazı büyüme faktörlerinin (özellikle TGF-β1), cilde renk veren melanin pigmentinin üretimini baskılayabildiğini göstermiştir.

PRP, leke tedavisinde genellikle tek başına değil lazer tedavileri (Q-switch gibi), kimyasal peeling veya leke açıcı kremlerle birlikte tedaviyi destekleyici ve cildin direncini artırıcı bir yöntem olarak tercih edilebilir.

PRP tedavisi güvenli bir işlem midir?

PRP tedavisinin en büyük avantajlarından biri, son derece güvenli olmasıdır. Güvenli olmasının temel nedeni “otolog” olmasıdır.

  • “Otolog”, yani kişinin kendinden alınan bir materyal kullanılması anlamına gelir.
  • Dışarıdan hiçbir yabancı, sentetik madde veya ilaç verilmez.
  • Kişinin kendi kanı kullanıldığı için alerjik reaksiyon riski yoktur.
  • Doku uyuşmazlığı veya vücudun maddeyi reddetmesi gibi bir risk söz konusu değildir.
  • Hastalık bulaşma riski (steril koşullarda yapıldığında) bulunmaz.

Bu özellikler, PRP’yi alerjiye yatkın veya yabancı maddeler konusunda endişeli hastalar için ideal bir seçenek haline getirir.

Cilt Sağlığı Hakkında Merak Ettikleriniz İçin İletişime Geçin!

PRP tedavisinin herhangi bir yan etkisi veya riski var mıdır?

PRP’nin güvenli olması, “sıfır yan etki” anlamına gelmez. Ancak bu yan etkilerin neredeyse tamamı, işlemin kendisine (iğne yapılmasına) bağlıdır ve ciddi komplikasyonlar değildir.

İşlem sonrası en sık görülen geçici etkiler şunlardır:

  • Enjeksiyon bölgelerinde hafif ila orta şiddette ağrı veya yanma.
  • Geçici kızarıklık.
  • İşlem bölgesinde hafif şişlik (ödem).
  • İğne giriş yerlerinde küçük, nokta şeklinde morarmalar.

Bu etkilerin tümü beklenen durumlardır ve genellikle 24 ila 48 saat içinde kendiliğinden tamamen kaybolur.

Ciddi riskler (enfeksiyon veya damar tıkanıklığı gibi) ise neredeyse her zaman, işlemin steril (aseptik) olmayan koşullarda veya anatomi bilgisi yetersiz kişilerce yapılmasıyla ilgilidir. İşlem bu konuda eğitimli bir hekim tarafından, klinik ortamda ve steril malzemelerle yapıldığı sürece bu riskler minimum düzeydedir.

PRP tedavisi için kimler uygun aday değildir?

PRP, kişinin kendi kanını ve iyileşme mekanizmalarını kullandığı için, bu mekanizmaları bozan bazı durumlarda uygulanması tavsiye edilmez veya sakıncalıdır.

Aşağıdaki durumlarda PRP tedavisi genellikle yapılmaz:

  • Kan Hastalıkları: Trombosit sayısı düşüklüğü (trombositopeni) veya trombosit fonksiyon bozukluğu olanlar (çünkü tedavinin ana maddesi trombosittir).
  • Aktif Enfeksiyon: Vücutta veya uygulama bölgesinde aktif bir enfeksiyon (örn. ateşli hastalık, uçuk) varsa işlem ertelenmelidir.
  • Kan Sulandırıcı İlaç Kullanımı: Yoğun kan sulandırıcı (antikoagülan) kullananlarda kanama ve morarma riski yüksek olabilir.
  • Kanser Geçmişi veya Aktif Kanser: Özellikle onkolojik tedavi gören hastalarda uygulanmaz.
  • Gebelik ve Emzirme: Bu dönemlerde yapılan çalışmalar yetersiz olduğu için genellikle tercih edilmez.
  • Ağır Otoimmün Hastalıklar: Kontrol altında olmayan bazı sistemik bağışıklık sistemi hastalıklarında dikkatli olunmalıdır.

PRP tedavisinden önce veya sonra nelere dikkat etmek gerekir?

Tedavinin etkinliğini artırmak ve olası yan etkileri azaltmak için bazı basit önlemler alınabilir.

Tedaviden Önce:

  • Kan sulandırıcı (aspirin gibi) veya anti-inflamatuar (ibuprofen gibi) ilaçların, doktor kontrolünde, işlemden birkaç gün önce kesilmesi istenebilir (bu ilaçlar trombositlerin çalışmasını etkileyebilir).
  • İşlem günü alkol tüketilmemelidir.
  • Bol su içmek, kan alımını ve plazma kalitesini olumlu etkiler.

Tedaviden Sonra:

  • İşlem bölgesi (saç derisi veya yüz) genellikle o gün yıkanmamalı veya su ile temas ettirilmemelidir.
  • İlk 24 saat bölgeye makyaj yapılmaması önerilir.
  • İşlem sonrası ilk birkaç gün hamam, sauna, buhar odası gibi aşırı sıcak ortamlardan kaçınılmalıdır.
  • Güneş koruyucu kullanımı (eğer yüz bölgesine yapıldıysa) çok önemlidir.

Ortalama Fiyatlar Ne Kadar?

İşlemin fiyatları tedavinin yapılacağı kliniğe, hastaneye, hastanın durumuna göre değişmektedir.

İşlem Yaptıranların Yorumları

Dr.Seval Karasatı'nın yorumları için Google Haritalar veya Doktortakvimi'ni ziyaret edebilirsiniz.

Öncesi Sonrası Fotoğraflar

İşlem sonuçları için Instagram hesabımızı ziyaret edebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

PRP tedavisi, hastanın kendi kanından elde edilen trombosit açısından zengin plazmayı cilde enjekte ederek hücre yenilenmesini uyarır. Bu işlem kolajen üretimini artırarak cildin sıkılığını, parlaklığını ve elastikiyetini geri kazandırır.

PRP tedavisi akne izleri, kırışıklıklar, güneş lekeleri, yara izleri, saç dökülmesi ve cilt tonundaki düzensizlikler gibi birçok estetik problemde etkilidir. Cilt dokusunu doğal yoldan yenileyerek genel bir gençleşme sağlar.

Tedavi sonrası ilk değişiklikler genellikle 2-3 hafta içinde görülür. Ancak maksimum sonuç için 3-4 seanslık uygulama önerilir. Cilt yenilenmesi kişisel faktörlere göre değişir ve etkiler 6-12 ay kadar sürebilir.

PRP enjeksiyonları, saç köklerindeki hücreleri uyararak büyüme faktörlerini aktive eder. Bu sayede saç telleri güçlenir, dökülme azalır ve yeni saç oluşumu desteklenir. Düzenli uygulamalarla saç yoğunluğu artar.

Kan hastalıkları, kanser, enfeksiyon, pıhtılaşma bozuklukları veya hamilelik gibi durumlarda PRP önerilmez. Ayrıca aktif cilt enfeksiyonu bulunan kişilerde tedavi öncesi doktor değerlendirmesi yapılmalıdır.

Mezoterapi vitamin ve mineral kokteylleriyle yapılırken, PRP kişinin kendi kanından elde edilen doğal plazma ile gerçekleştirilir. Bu nedenle PRP’de alerji riski düşüktür ve doku yenilenmesi daha etkili olur.

Uygulama sonrası 24 saat cilt yıkanmamalı, makyaj yapılmamalı ve güneşten kaçınılmalıdır. Ciltte hafif kızarıklık veya ödem oluşabilir; bu belirtiler birkaç gün içinde kendiliğinden geçer.

Elde edilen gençleşme etkisi genellikle 8-12 ay devam eder. Ancak sonuçlar kişinin yaşam tarzı, cilt tipi ve bakım alışkanlıklarına bağlı olarak değişebilir. Düzenli seanslarla etki süresi uzatılabilir.

PRP cerrahi işlemlerin yerine geçmez ancak onları destekler. Cilt kalitesini artırarak ameliyat sonrası iyileşmeyi hızlandırabilir veya erken yaşlanma belirtilerini geciktirerek ameliyat ihtiyacını azaltabilir.

PRP kişisel kan kullanıldığı için alerji riski çok düşüktür. Uygulama sonrası hafif şişlik, kızarıklık veya morarma görülebilir. Bu etkiler genellikle geçicidir ve birkaç gün içinde kaybolur.

Son Yazılar

Türkiye Neden Bölgenin En İyi Dermatoloji Doktorlarına ve Hastanelerine Sahip?

Ankara Dermatoloji | Dr. Seval Karasatı » Genel » Türkiye Neden Bölgenin En İyi Dermatoloji [...]

Devamını Oku ➜
Dermatolojik Tedavi Öncesi ve Sonrası Nelere Dikkat Edilmeli? Doktor Önerileri

Ankara Dermatoloji | Dr. Seval Karasatı » Genel » Dermatolojik Tedavi Öncesi ve Sonrası Nelere [...]

Devamını Oku ➜
Saç Dökülmesi İçin Hangi Doktora Gidilir? Hangi Bölüm Bakar?

Ankara Dermatoloji | Dr. Seval Karasatı » Kozmetik İşlemler » Saç Dökülmesi İçin Hangi Doktora [...]

Devamını Oku ➜
Dermatoloji (Cildiye) Nedir? Hangi Hastalıklara Bakar?

Ankara Dermatoloji | Dr. Seval Karasatı » Genel » Dermatoloji (Cildiye) Nedir? Hangi Hastalıklara Bakar?Dermatoloji [...]

Devamını Oku ➜
Leke Tedavisi Öncesi ve Sonrası Nelere Dikkat Edilmeli?

Ankara Dermatoloji | Dr. Seval Karasatı » Cilt Hastalıkları » Leke Tedavisi Öncesi ve Sonrası [...]

Devamını Oku ➜
Medikal Cilt Bakımı ile Hydrafacial Arasındaki Farklar Nelerdir?

Ankara Dermatoloji | Dr. Seval Karasatı » Kozmetik İşlemler » Medikal Cilt Bakımı ile Hydrafacial [...]

Devamını Oku ➜