Ankara’da karbon peeling, cilt yüzeyindeki ölü hücreleri uzaklaştıran, gözenekleri temizleyen ve cilt tonunu dengeleyen lazer destekli dermatolojik bir medikal estetik uygulamadır. Karbon solüsyon ve lazer enerjisinin birlikte kullanılmasıyla cilt daha parlak, pürüzsüz ve sağlıklı bir görünüme kavuşur.
Ankara’da karbon peeling uygulaması özellikle yağlı ve akneye eğilimli ciltlerde gözenek temizliği ve sebum dengesinin sağlanmasına yardımcı olur. Lazer enerjisi karbon partiküllerini hedef alarak cilt yüzeyinde mikro düzeyde peeling etkisi oluşturur ve kolajen üretimini destekleyerek cilt yenilenmesini hızlandırır.
Ankara karbon peeling tedavisi geniş gözenek görünümü, siyah nokta oluşumu, cilt tonu eşitsizliği ve mat cilt yapısı gibi estetik problemlerin azaltılmasında tercih edilen güvenli bir yöntemdir. İşlem genellikle kısa sürede tamamlanır ve günlük yaşama hızlı dönüş imkânı sağlar.
Ankara’da lazer karbon peeling işlemi dermatoloji veya medikal estetik alanında deneyimli uzmanlar tarafından uygulanmalıdır. Seans sayısı cilt tipine ve tedavi amacına göre planlanır ve düzenli uygulamalar ciltte daha aydınlık, canlı ve dengeli bir görünüm elde edilmesine katkı sağlar.
| Bilmeniz Gerekenler | Bilgi |
| İşlemin Adı | Karbon Peeling |
| Uygulama Alanı | Yüz bölgesi ağırlıklı olmak üzere, istenilen diğer vücut bölgelerine de uygulanabilir |
| Kullanım Amacı | Cilt yenileme, gözenek sıkılaştırma, akne ve akne lekelerini azaltma, cilt tonu eşitleme |
| Uygulama Yöntemi | Cilde karbon solüsyonu sürülür, ardından özel bir lazer cihazı ile karbon partikülleri buharlaştırılarak cilt temizlenir |
| İşlem Süresi | Yaklaşık 15–30 dakika |
| Ön Hazırlık | İşlem öncesinde özel bir hazırlık gerekmez; makyajsız ve temiz cilt yeterlidir |
| Ağrı / Rahatsızlık | Genellikle ağrısızdır; bazı kişiler hafif ısınma veya batma hissi yaşayabilir |
| Uygulama Sıklığı | Cilt ihtiyacına göre 2–4 hafta aralıklarla 4–6 seans önerilebilir |
| Sonuçların Değerlendirilmesi | Ciltteki parlaklık, canlılık ve leke azalması seanslar ilerledikçe gözlemlenir |
| Riskler / Yan Etkiler | Hafif kızarıklık, geçici hassasiyet görülebilir; nadiren ciltte pullanma oluşabilir |
| Kimler İçin Uygundur | Akne, leke, geniş gözenek, cilt matlığı şikayetleri olan tüm cilt tipleri |
| Alternatif Yöntemler | Kimyasal peeling, dermapen, mikrodermabrazyon, lazerle cilt yenileme |
| Sonuçlara Göre Tedavi | Ciltte belirgin iyileşme sağlanırsa, seanslar tamamlandıktan sonra periyodik bakım yapılabilir |
Dr. Seval Karasatı, Ankara’da cilt sağlığı, saç ve tırnak hastalıkları, estetik dermatoloji ve lazer uygulamaları alanlarında uzman bir dermatoloji (cildiye) doktorudur. Bilimsel temellere dayalı yaklaşımı ve estetik bakış açısıyla her hastasına kişiye özel tedavi planları sunar.
Dermatoloji alanında Dr. Seval Karasatı; akne, rozasea, egzama, alerjik cilt hastalıkları ve saç dökülmesi gibi yaygın cilt sorunlarının yanı sıra, ben takibi ve cilt kanserlerinin erken teşhisi konularında da uzmanlaşmıştır. Modern cihazlar ve güncel tedavi yöntemleriyle hastalarına etkili çözümler sunar.
Ankara’da dermatoloji uzmanı olarak hizmet veren Dr. Seval Karasatı, aynı zamanda estetik dermatoloji uygulamalarında da deneyim sahibidir. Dolgu, PRP, mezoterapi, altın iğne ve lazer işlemleriyle cilt yenilenmesi ve gençleşmesini hedefleyen bütünsel tedaviler uygular.
Dr. Seval Karasatı, her hastası için kapsamlı bir değerlendirme yaparak tedavi sürecini kişisel ihtiyaçlara göre şekillendirir. Amacı, sadece hastalıkların tedavisi değil; aynı zamanda sağlıklı, canlı ve estetik açıdan dengeli bir cilt görünümü kazandırmaktır.
Karbon Peeling Nedir ve Ciltte Nasıl Çalışır?
Bu tedaviyi ve neden bu kadar popüler olduğunu anlamak için, iki ana bileşenin nasıl bir ekip çalışması yürüttüğünü bilmek gerekir: Karbon solüsyonu ve Q-anahtarlı lazer.
İşlem cilde ince bir tabaka halinde uygulanan, çok küçük parçacıklar (nanoparçacık) içeren bir karbon solüsyonu (genellikle koyu gri veya siyah bir krem/jel) ile başlar. Bu solüsyon, cildin yüzeyindeki girinti çıkıntılara, özellikle de gözeneklerin ve kıl foliküllerinin içine yerleşmek için tasarlanmıştır. Ayrıca yüzeydeki ölü cilt hücrelerine ve fazla yağa (sebum) adeta bir mıknatıs gibi yapışır.
Karbonun cilde yerleşmesi ve gözeneklerin içine sızması için bir süre (genellikle 10-20 dakika) beklendikten sonra, asıl işleme, yani lazer aşamasına geçilir. Burada kullanılan lazer, 1064 nm dalga boyuna sahip özel bir Q-anahtarlı Nd:YAG lazerdir.
- Lazerin Özelliği (Q-anahtarlı Nd:YAG):
Kullanılan 1064 nm dalga boyundaki lazer ışığı, normalde cildin derin katmanlarına nüfuz etme yeteneğine sahiptir. Ancak bu dalga boyu, cildin yüzeyindeki doğal renk hücreleri (melanin) tarafından güçlü bir şekilde emilmez. İşin sırrı, Q-anahtarlama tekniği ve tabii ki cilde sürdüğümüz karbondur.
“Q-anahtarlama” (Q-switching), lazer enerjisinin sürekli bir ışın yerine, nanosaniye (saniyenin milyarda biri) gibi son derece kısa, ancak çok yüksek enerjili atışlar halinde verilmesini sağlar. Bu kadar kısa sürede verilen yüksek enerji, hedefin (karbon) çevresine ısı yaymasına fırsat vermeden onu yok eder.
Bunu şöyle düşünebilirsiniz: Cildinize yavaşça bir sıcak su torbası koymak (fototermal etki) yerine, bir su balonunu iğneyle aniden patlatmak (fotoakustik etki) gibi. Patlama anlıktır, hedefe odaklıdır ve çevredeki sağlıklı dokuya minimum ısı hasarı verir. İşlemin neden bu kadar az yan etkiye sahip olduğunun ve iyileşme süresi gerektirmediğinin sırrı bu mekanizmadadır.
- Karbonun Rolü (Hedef Gösterici):
Cilde sürülen siyah karbon solüsyonu, 1064 nm lazer ışığı için mükemmel, seçici olmayan bir “hedef” (dışarıdan eklenen kromofor) görevi görür. Lazer atışı yapıldığında, enerji sadece siyah karbon parçacıkları tarafından yoğun bir şekilde emilir. Lazer, cildin kendi rengini büyük ölçüde “görmezden gelir” ve doğrudan karbona kilitlenir.
Bu yoğun enerji emilimi, karbon parçacıklarının anında ve patlayıcı bir şekilde “mikro-buharlaşmasına” (micro-vaporization) yol açar. Karbonun bu yüksek derecede lokalize, küçük patlaması, cilt üzerinde aynı anda birden fazla olumlu etki yaratır.
Karbon Peelingin Ciltteki Faydaları Nelerdir?
Karbonun lazerle buluştuğu an gerçekleşen o küçük patlamalar, ciltte domino etkisi yaratan şu faydaları sağlar:
- Epidermal Mikro-Eksfoliasyon (Yüzeysel Soyma): Karbon parçacıkları buharlaşırken, kendilerine yapışmış olan cildin en üst (ölü) tabakasını (stratum corneum) ve yüzeydeki kirleri de anında beraberinde götürür. Bu cilde anında bir parlaklık, pürüzsüzlük ve canlılık veren nazik bir soyma işlemidir.
- Gözenek Temizliği ve Sebum Düzenlemesi: Gözeneklerin ve foliküllerin içine yerleşen karbonun patlaması, tıkalı gözenekleri fiziksel olarak adeta “havaya uçurur” ve temizler. Ayrıca yağ bezlerine (sebaceous glands) aktarılan lokalize ısı, sebum (cilt yağı) üretimini dengelemeye ve aşırı yağlanmayı azaltmaya yardımcı olur.
- Bakterisidal ve Anti-inflamatuar Etki: Oluşan termal enerji, özellikle akneye neden olan Cutibacterium acnes (C. acnes) bakterilerinin çoğalmasını engeller. Bu ısı, aynı zamanda bakterilerin neden olduğu iltihaplı (inflamatuar) akne lezyonlarının azalmasına ve sivilcelerin sakinleşmesine katkıda bulunur:
- Kollajen Uyarımı: Karbonun patlamasıyla oluşan bu fotoakustik şok dalgalarının, enerjiyi cildin alt katmanlarına (dermis) aktararak, orada kollajen ve elastin üretimini tetiklediği (dermal remodeling) düşünülmektedir. Bu da uzun vadede cilt sıkılığının artmasına ve ince çizgilerin görünümünün azalmasına yardımcı olabilir.
Bir Karbon Peeling Seansı Sırasında Neler Yaşanır?
Karbon peeling seansı, genellikle oldukça konforlu ve hızlı bir işlemdir.
Öncelikle cilt, yağ ve kirden arındırmak için derinlemesine temizlenir. Ardından, karbon solüsyonu (krem veya jel) tüm tedavi alanına eşit bir tabaka halinde uygulanır. Bu siyah maskenin gözeneklerinize iyice nüfuz etmesi için 10 ila 20 dakika beklenir.
Bekleme süresi dolduğunda, gözlerinizi korumak için özel koruyucu gözlükler takılır. Lazer uygulaması genellikle iki aşamadan oluşur:
- İlk Geçiş (Isıtma Aşaması): Genellikle “Quasi-Long Pulse” (Q-LP) adı verilen daha uzun bir atış modu kullanılır. Bu aşamada karbon patlatılmaz. Lazer, karbonu bir iletken olarak kullanarak cildin derinlerini nazikçe ısıtır. Bu ilk geçişin amacı, yağ bezlerini hedef almak, bakteri popülasyonunu azaltmak ve kollajeni uyarmaktır.
- İkinci Geçiş (Patlatma/Soyma Aşaması): Asıl Q-anahtarlı (Q-Switched) moda geçilir. Lazer, karbonu hedef alarak atışlara başlar. Bu sırada, karbon parçacıkları buharlaşırken hafif bir “çıtırtı” sesi duyulur. Bu ses, işlemin çalıştığını gösterir. Bu aşama, cildin yüzeyini soyar ve gözenekleri temizler. Hastalar bu hissi genellikle “hafif bir karıncalanma” veya “cilde çarpan minik lastik bantlar” olarak tanımlar. Acı verici bir işlem değildir.
Tüm yüz uygulaması, karbonun bekleme süresi dahil, genellikle 30 dakikadan az sürer. Bu hız, işlemin “öğle arası bakımı” olarak anılmasının nedenidir. İşlemden sonra cilt tekrar temizlenir ve yatıştırıcı bir maske veya nemlendirici uygulanabilir.
Karbon Peeling Hangi Cilt Sorunlarının Tedavisinde Kullanılır?
Karbon peeling, özellikle belirli cilt sorunlarında oldukça etkilidir. Tedavinin en sık kullanıldığı ve en başarılı sonuçların alındığı durumlar şunlardır:
- Aktif akne (iltihaplı sivilceler)
- Komedonlar (siyah ve beyaz noktalar)
- Genişlemiş ve tıkalı gözenekler
- Aşırı yağlı cilt (sebum dengeleme)
- Cilt tonu düzensizlikleri ve soluk görünüm
- Cildin genel dokusunu iyileştirme ve parlatma
- Yüzeysel güneş lekeleri (Solar Lentigines)
- Çiller (Ephelides)
Akne tedavisindeki gücü, aknenin dört temel nedenine (gözenek tıkanıklığı, aşırı yağ üretimi, bakteri çoğalması ve iltihaplanma) aynı anda müdahale edebilmesinden gelir. Gözenekler üzerindeki etkisi ise çok belirgindir; fiziksel temizlik ve termal sıkılaşma sayesinde gözeneklerin görünümü hızla düzelir.
Genel cilt canlandırması (Hollywood Glow) etkisi ise, işlemin anında sağladığı yüzeyel soyulma ve parlaklıktan kaynaklanır. Birçok kişi, özel bir etkinlik veya davet öncesi hızlı bir parlaklık ve canlanma için bu işlemi tercih eder.
Karbon Peeling Mevcut Sivilce Lekelerini (PIH) Geçirir mi?
Bu hasta beklentilerini yönetmek açısından en kritik ve en sık sorulan sorulardan biridir.
Kısa cevap: Hayır. Karbon peeling, yerleşik (eski) sivilce lekelerini, yani Post-İnflamatuar Hiperpigmentasyon (PIH) olarak bilinen kahverengi veya kırmızımsı lekeleri tedavi etmek için tasarlanmış bir yöntem değildir ve bu konuda etkili bulunmamıştır.
Bunun nedenini anlamak çok önemlidir. PIH, sivilce veya başka bir cilt travması iyileştikten sonra geride kalan, genellikle cildin daha derin katmanlarına (dermal) inebilen inatçı bir pigment tepkisidir.
Karbon peelingde kullanılan enerji profili, bu derin ve kalıcı pigmenti parçalamak için yetersizdir. Karbon peeling, doğası gereği yüzeysel ve nazik bir işlemdir. Hatta daha da önemlisi, bu tip hassaslaşmış lekeli ciltlere uygulanan hafif termal yük (ısı), zaten hassas olan pigment üreten hücreleri (melanositleri) uyarabilir ve bazı durumlarda lekeyi daha da kötüleştirme riski taşıyabilir.
Öyleyse Karbon Peelingin Lekeyle İlgisi Nedir?
Karbon peelingin PIH konusundaki asıl gücü, düzeltme değil önlemedir.
Karbon peeling, altta yatan iltihabı, yani aktif sivilceyi agresif bir şekilde kontrol altına alır. Aktif sivilceyi tedavi ederek ve yenilerinin çıkmasını engelleyerek, gelecekte yeni PIH lekelerinin oluşmasını önlemeye yardımcı olur.
Yerleşik, eski lekelerin tedavisi için pikosaniye lazerler, yoğunlaştırılmış pigment lazerleri veya dikkatli uygulanan kimyasal peelingler gibi farklı ve daha hedefe yönelik tedavi protokolleri gerekir.
Karbon Peeling Güvenli Bir İşlem midir? Koyu Ten Rengi Olanlar Yaptırabilir mi?
Evet, karbon peeling, günümüzdeki lazer prosedürleri arasında en yüksek güvenlik profillerinden birine sahip olarak kabul edilir.
En büyük avantajlarından biri de koyu cilt tiplerinde (Fitzpatrick Tip IV, V, VI – yani buğday, esmer ve çok esmer tenliler) güvenle kullanılabilmesidir.
Geleneksel lazer tedavilerinin birçoğu, cildin kendi doğal pigmentini (melanin) hedef alarak çalışır. Bu durum melanin açısından zengin olan koyu tenlerde, lazerin cildin kendi rengini “hedef” olarak görmesine ve istenmeyen yanıklara veya lekelenmelere (PIH) yol açmasına neden olabilir.
Karbon peelingde ise bu risk minimumdur. Çünkü lazer, cildin doğal melaninini değil dışarıdan uygulanan siyah karbonu hedef alır. Enerji, cildin pigment katmanını büyük ölçüde “pas geçer” ve doğrudan karbon üzerinde yoğunlaşır. Bu lazerin çevredeki sağlıklı melanositlere zarar verme riskini en aza indirir.
Bu özellik, karbon peelingi, lekelenmeye yatkın koyu tenli bireylerde akne, yağlanma ve gözenek tedavisi için en güvenli ve etkili seçeneklerden biri haline getirir. Klinik çalışmalarda, akne tedavisi gören hastalarda işlem sonrası yeni lekelenme (PIH) gelişmediği rapor edilmiştir.
Karbon Peeling Sonrası Ne Gibi Yan Etkiler Beklemeliyim?
Karbon peeling, “sıfır iyileşme süresi” (zero downtime) veya “öğle arası bakımı” olarak bilinir. Bunun anlamı, işlemden hemen sonra sosyal hayatınıza veya işinize dönebilmenizdir. Ciltte soyulma, kabuklanma veya yara oluşumu beklenmez.
İşlemden hemen sonra görülebilecek geçici etkiler genellikle şunlardır:
- Hafif bir pembelik veya kızarıklık
- Ciltte geçici bir sıcaklık hissi
- Nadiren hafif bir karıncalanma
Bu etkiler genellikle birkaç saat içinde kendiliğinden tamamen kaybolur, nadiren 24 saate kadar sürebilir. Uygun bir güneş koruyucu sürülerek günlük yaşama hemen devam edilebilir.
Karbon Peeling Kimler İçin Uygun Değildir?
Her ne kadar çok güvenli bir prosedür olsa da bazı durumlarda karbon peeling uygulanması tavsiye edilmez veya ertelenmesi gerekir.
Bu durumlar aşağıdaki gibidir:
- Tedavi bölgesinde aktif uçuk (Herpes Simpleks) enfeksiyonu
- Tedavi bölgesinde açık yara, kesik veya aktif enfeksiyon
- Tedavi bölgesinde aktif egzama veya sedef hastalığı (alevlenme dönemi)
- Gebelik ve emzirme dönemi (genellikle ihtiyati olarak önerilmez)
- Kontrolsüz diyabet (yara iyileşmesini etkileyebileceği için)
- Bağışıklık sistemini baskılayan hastalıklar veya ilaç kullanımı
- Keloid (anormal yara izi) oluşturma eğilimi
- Işığa duyarlılığa neden olan sistemik ilaç (örn. bazı antibiyotikler) kullanımı
İki Durum Özel Dikkat Gerektirir:
- İzotretinoin Kullanımı: Ağızdan İzotretinoin (Roaccutane, Zoretanin, Aknetrent vb.) tedavisi gören veya son 6-12 ay içinde kullanmış olan hastalara bu işlem uygulanmaz. İzotretinoin cildin iyileşme mekanizmasını derinden etkiler ve lazer işlemleri sonrası anormal yara izi riskini ciddi şekilde artırır. Tedavinin bitiminden sonra en az 6-12 ay beklenmesi şarttır.
- Uçuk Geçmişi: Özellikle dudak çevresinde sık sık uçuk (Herpes Simpleks) çıkarma öykünüz varsa, bunu doktorunuza mutlaka bildirmelisiniz. Lazerin yarattığı termal etki uyuyan virüsü yeniden aktive edebilir. Bu durumlarda, işlemden önce başlanıp işlemden sonra birkaç gün devam eden koruyucu (profilaktik) antiviral ilaç tedavisi zorunludur.
Karbon Peeling Tedavisine Gelmeden Önce Ne Yapmalıyım?
İşlemden en iyi sonucu almak ve riski en aza indirmek için bazı hazırlıklar önemlidir.
- En az 1-2 hafta güneşlenmekten veya bronzlaşmaktan kaçının.
- Solaryuma girmeyin.
- Bronzlaştırıcı (otobronzan) krem kullanmayın.
- Tedavi günü tedavi alanına makyaj yapmadan gelin.
- Eğer kullanıyorsanız, asitli (glikolik, salisilik asit vb.) veya soyucu (retinol vb.) topikal ürünleri işlemden 2-3 gün önce kullanmayı bırakın.
- Düzenli kullandığınız tüm ilaçları ve mevcut hastalıklarınızı doktorunuza eksiksiz bildirin.
Karbon Peeling İşleminden Sonra Evde Nelere Dikkat Etmeliyim?
İşlem sonrası bakım, basit ancak sonuçların kalıcılığı için kritiktir.
Güneşten korunma (en önemli kuraldır).
- Dışarı çıkarken mutlaka geniş spektrumlu, en az SPF 30+ (ideal olarak SPF 50) bir güneş koruyucu kullanın.
- Güneş koruyucunuzu gün içinde (2-3 saatte bir) tazeleyin.
- İlk 24 saat cildinize aşırı sıcak su değdirmekten, sıcak duş, sauna, hamam veya buhar odasından kaçının.
- İlk 24 saat ağır egzersiz veya terlemeye neden olacak aktivitelerden kaçının.
- Cildinizi nazik, pH dengeli bir temizleyici ile yıkayın.
- Cildinizi ovalamayın, kese yapmayın veya sert havlularla kurulamayın.
- Doktorunuzun önerdiği yatıştırıcı ve onarıcı nemlendiriciyi kullanın.
- Bol su içerek cildinizin nem dengesini içeriden destekleyin.
İşlemden sonra 3-5 gün boyunca asitli veya soyucu (retinol, glikolik asit vb.) ürünler kullanmaya ara verin.
Karbon Peelingin Kimyasal Peelingden Farkı Nedir?
Bu iki işlem de cildi soymayı (eksfoliasyon) amaçlasa da çalışma prensipleri ve etkileri tamamen farklıdır.
Kimyasal Peeling: Adı üstünde, kimyasal bir soyma işlemidir. Cilde salisilik asit, glikolik asit, TCA gibi çeşitli asit solüsyonları uygulanır. Bu asitler, cilt hücreleri arasındaki bağları çözerek cildin kontrollü bir şekilde soyulmasını sağlar. Özellikle salisilik asit, yağda çözündüğü için gözeneklere girerek akne tedavisinde etkilidir. Ancak kimyasal peeling sonrası, peelingin gücüne bağlı olarak birkaç gün süren kızarıklık, gerginlik ve hafif ila orta derecede soyulma (deskuamasyon) yaşanabilir.
Karbon Peeling: Bu fiziksel ve termal bir işlemdir. Lazerin karbonu patlatmasıyla (foto-mekanik etki) anında bir fiziksel soyulma sağlar. Aynı zamanda lazerin termal (ısı) etkisiyle yağ bezlerini ve bakterileri hedefler. En büyük farkı, işlemden sonra hiçbir iyileşme süresi gerektirmemesi, soyulma veya kabuklanma yapmamasıdır.
Özetle; kimyasal peelingler daha çok kimyasal bir yeniden yüzeylendirme hedeflerken, karbon peeling yağ kontrolü, gözenek temizliği ve anında parlaklık için sıfır iyileşme süresi sunan bir bakım tedavisidir.
Karbon Peeling Kaç Seans ve Hangi Aralıklarla Yapılmalıdır?
Karbon peeling, genellikle tek seanslık bir “mucize” işlemden ziyade, kümülatif (birikerek artan) faydalar sağlayan bir tedavi kürü olarak planlanır.
Tek bir seans bile cildinizde anında bir parlaklık, temizlenme ve canlılık sağlar (bu nedenle “parti bakımı” olarak bilinir).
Ancak akne, yağlanma ve gözenek sıkılığı gibi daha yapısal sorunların tedavisi için kalıcı sonuçlar elde etmek amacıyla genellikle 3-4 hafta aralıklarla yapılan toplam 3 ila 4 seanslık bir kür önerilir. Bu kür, cildin kendini yenilemesine ve lazerin termal etkilerine yanıt vermesine olanak tanır.
Elde edilen sonuçların korunması için, cilt tipine ve ihtiyaca bağlı olarak birkaç ayda bir (örneğin 3-6 ayda bir) idame (koruma) seansları planlanabilir.
Ortalama Fiyatlar Ne Kadar?
İşlemin fiyatları tedavinin yapılacağı kliniğe, hastaneye, hastanın durumuna göre değişmektedir.
İşlem Yaptıranların Yorumları
Dr.Seval Karasatı'nın yorumları için Google Haritalar veya Doktortakvimi'ni ziyaret edebilirsiniz.
Öncesi Sonrası Fotoğraflar
İşlem sonuçları için Instagram hesabımızı ziyaret edebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Karbon peeling, geniş gözenek, akne, siyah nokta, cilt lekesi ve mat görünüm gibi sorunlarda etkilidir. Cildi derinlemesine temizleyip yenileyerek daha pürüzsüz, canlı ve dengeli bir cilt tonu oluşturur.
Karbon peeling sırasında cilde sürülen karbon solüsyonu lazerle etkileşime girer, gözenek içindeki yağ ve kirleri yakarak temizler. Bu süreç ölü hücreleri uzaklaştırır ve cilt yenilenmesini tetikler.
İşlem sonrası hafif bir kızarıklık görülebilir ancak genellikle birkaç saat içinde kaybolur. Ciltte belirgin soyulma olmaz; aksine cilt taze ve parlak bir görünüm kazanır. Hassas ciltlerde dikkatli uygulanmalıdır.
Karbon peeling, akneye neden olan bakterileri azaltır ve gözenekleri sıkılaştırır. Düzenli uygulandığında sivilce izlerini hafifletir, yeni leke oluşumunu önler ve cildin pürüzsüzlüğünü artırır.
Genellikle 3-6 seans önerilir, seanslar 2-3 hafta arayla yapılır. Cilt tipine ve sorunun derecesine göre doktor seans sayısını kişiye özel belirler. Düzenli uygulama kalıcı sonuç sağlar.
Uygun güneş koruması sağlanırsa yaz aylarında da yapılabilir. Ancak işlem sonrası direkt güneşten kaçınmak ve yüksek faktörlü güneş kremi kullanmak ciltte leke oluşumunu önlemek için önemlidir.
Evet, lazer etkisiyle cildin alt tabakalarında kolajen üretimi uyarılır. Bu da cildin sıkılaşmasına, elastikiyetin artmasına ve ince kırışıklıkların azalmasına yardımcı olur.
İşlemden sonraki ilk 24 saat içinde cildin dinlenmesi önerilir. Bu süreden sonra hafif makyaj yapılabilir. Cilt bariyerinin yenilenmesi için nemlendirici ve koruyucu ürünler kullanılmalıdır.
Açık yara, aktif enfeksiyon, cilt hastalığı veya yakın zamanda kimyasal peeling yapılmış kişilerde uygulanmaz. Hamilelik döneminde doktor onayıyla değerlendirilmesi gerekir.
Cilt yapısına ve bakım alışkanlıklarına göre sonuçlar 2-3 ay kalıcı olabilir. Düzenli aralıklarla yapılan bakım seansları ve doğru evde cilt bakımı sonuçların uzun süre devam etmesini sağlar.
Son Yazılar
Türkiye Neden Bölgenin En İyi Dermatoloji Doktorlarına ve Hastanelerine Sahip?
Ankara Dermatoloji | Dr. Seval Karasatı » Genel » Türkiye Neden Bölgenin En İyi Dermatoloji [...]
Devamını Oku ➜Oca
Dermatolojik Tedavi Öncesi ve Sonrası Nelere Dikkat Edilmeli? Doktor Önerileri
Ankara Dermatoloji | Dr. Seval Karasatı » Genel » Dermatolojik Tedavi Öncesi ve Sonrası Nelere [...]
Devamını Oku ➜Oca
Saç Dökülmesi İçin Hangi Doktora Gidilir? Hangi Bölüm Bakar?
Ankara Dermatoloji | Dr. Seval Karasatı » Kozmetik İşlemler » Saç Dökülmesi İçin Hangi Doktora [...]
Devamını Oku ➜Ara
Dermatoloji (Cildiye) Nedir? Hangi Hastalıklara Bakar?
Ankara Dermatoloji | Dr. Seval Karasatı » Genel » Dermatoloji (Cildiye) Nedir? Hangi Hastalıklara Bakar?Dermatoloji [...]
Devamını Oku ➜Ara
Leke Tedavisi Öncesi ve Sonrası Nelere Dikkat Edilmeli?
Ankara Dermatoloji | Dr. Seval Karasatı » Cilt Hastalıkları » Leke Tedavisi Öncesi ve Sonrası [...]
Devamını Oku ➜Ara
Medikal Cilt Bakımı ile Hydrafacial Arasındaki Farklar Nelerdir?
Ankara Dermatoloji | Dr. Seval Karasatı » Kozmetik İşlemler » Medikal Cilt Bakımı ile Hydrafacial [...]
Devamını Oku ➜Ara

