Dermatoloji (Cildiye), deri, saç, tırnak ve mukozalarda görülen hastalıkların tanı, tedavi ve takibini üstlenen tıbbi uzmanlık dalıdır. Bu bölüm; enfeksiyöz, inflamatuar, otoimmün ve tümöral cilt hastalıklarını değerlendirir, bilimsel tanı yöntemleri doğrultusunda kişiye özgü tedavi planı oluşturur.
Dermatoloji hangi hastalıklara bakar sorusu kapsamında; akne, egzama, sedef hastalığı, mantar enfeksiyonları, vitiligo ve ürtiker gibi yaygın deri hastalıkları yer alır. Ayrıca ben takibi, cilt kanseri taraması, saç dökülmesi ve tırnak bozuklukları da dermatoloji uzmanının değerlendirme alanındadır.
Cildiye muayenesi nasıl yapılır açısından; ayrıntılı hasta öyküsü alınır ve deri lezyonlarının tipi, yayılımı ile süresi incelenir. Gerekli durumlarda dermatoskopik inceleme, biyopsi, yama testi ve laboratuvar tetkikleri uygulanarak kesin tanı konulur ve uygun tedavi planlanır.
Dermatolojik tedavi yöntemleri nelerdir incelendiğinde; topikal ilaçlar, sistemik tedaviler, immünomodülatör ajanlar, fototerapi, kriyoterapi ve lazer uygulamaları öne çıkar. Tedavi süreci hastalığın türü, şiddeti ve hastanın genel sağlık durumu dikkate alınarak düzenli takip ile yürütülür.
Dermatoloji (Cildiye) Nedir?
Dermatolojik muayene neleri içerir? | Dr. Seval Karasatı
Dermatoloji (Cildiye), deri, saç, tırnak ve mukozaların hastalıklarının tanı ve tedavisiyle ilgilenen tıbbi uzmanlık dalıdır. Akne, egzama, sedef hastalığı, mantar enfeksiyonları, alerjik deri hastalıkları ve cilt kanserleri gibi birçok rahatsızlığın değerlendirilmesini kapsar. Ayrıca saç dökülmesi, ben takibi ve kozmetik dermatolojik uygulamalar da bu bölümün ilgi alanındadır. Tanı ve tedavi süreci klinik muayene ve gerekli görülen testlerle planlanır.
En Sık Görülen Dermatolojik Hastalıklar Hangileridir?
Günlük hayatta dermatoloji kliniklerine başvuru nedenleri arasında enfeksiyonlardan genetik geçişli hastalıklara kadar pek çok durum bulunur. Bu hastalıkların bir kısmı geçici ve kolay tedavi edilebilirken, bir kısmı ömür boyu yönetim ve takip gerektiren kronik durumlardır.
Akne ve yağ bezi hastalıkları
- Akne vulgaris (Sivilce)
- Komedon (Siyah nokta – beyaz nokta)
- Nodülokistik akne
- Akne izleri
- Sebore (Yağlanma artışı)
- Rozasea (Gül hastalığı)
Egzama ve dermatitler
- Atopik dermatit
- Kontakt dermatit (Alerjik / irritan)
- Seboreik dermatit
- Numuler dermatit
- El egzaması
- Staz dermatiti
Mantar hastalıkları
- Ayak mantarı (Tinea pedis)
- Kasık mantarı (Tinea cruris)
- Vücut mantarı (Tinea corporis)
- Saç mantarı (Tinea capitis)
- Tırnak mantarı (Onikomikoz)
- Vajinal mantar enfeksiyonu (Kutanöz kandidiyazis)
Bakteriyel ve viral cilt enfeksiyonları
- İmpetigo
- Selülit
- Folikülit
- Fronkül (Çıban)
- Uçuk (Herpes simpleks)
- Zona (Herpes zoster)
- Siğil (HPV)
- Molluscum contagiosum
Alerjik ve bağışıklık sistemi hastalıkları
- Ürtiker (Kurdeşen)
- Anjiyoödem
- Psoriasis (Sedef hastalığı)
- Vitiligo
- Liken planus
- Lupus eritematozus
Saç ve tırnak hastalıkları
- Saç dökülmesi (Androgenetik alopesi)
- Alopesi areata
- Telogen effluvium
- Kepek
- Tırnak batması
- Tırnak distrofileri
Pigment bozuklukları
- Melazma
- Güneş lekeleri (Solar lentigo)
- Hiperpigmentasyon
- Hipopigmentasyon
İyi huylu deri oluşumları
- Benler (Nevüs)
- Yağ bezesi (Lipom)
- Seboreik keratoz
- Kistler
- Et beni (Fibroepitelyal polip)
Cilt kanserleri
- Bazal hücreli karsinom
- Skuamöz hücreli karsinom
- Malign melanom
- Aktinik keratoz
Terleme ve bez hastalıkları
- Aşırı terleme (Hiperhidroz)
- Kötü koku (Bromhidroz)
- Hidradenitis suppurativa
Tedavileri:
- Akne Tedavisi
- Alopesi Areata Tedavisi
- Atopik Dermatit Tedavisi
- Ben Muayenesi
- Cilt Enfeksiyonları Tedavisi
- Cilt Kuruluğu Tedavisi
- Cilt Lekeleri Tedavisi
- Dermatolojik Muayene
- Egzama Tedavisi
- Erkek Tipi Saç Dökülmesi Tedavisi
- Genital Siğil Tedavisi
- Kaşıntı Tedavisi
- Mantar Hastalığı Tedavisi
- Molluskum Kontagiozum Tedavisi
- Rozasea Tedavisi
- Tırnak Batması Tedavisi
- Tırnak Hastalıkları Tedavisi
- Ürtiker Tedavisi
- Zona Tedavisi
- Behçet Hastalığı Tedavisi
- Vitiligo Tedavisi
- Lupus Eritematozus Tedavisi
- Skleroderma Tedavisi
- Dermatomiyozit Tedavisi
- Liken Simpleks Kronikus Tedavisi
- Liken Planus Tedavisi
- Sedef Hastalığı Tedavisi
Saç ve Tırnak Sorunları Dermatoloji Alanına Girer mi?
Kesinlikle evet. Saçlar ve tırnaklar, anatomik olarak derinin ekleri (apandisler) olarak kabul edilir. Kıl kökleri ve tırnak yatağı, derinin dermis tabakasında yerleşmiş özel yapılardır ve bunların hastalıkları doğrudan dermatolojinin ilgi alanındadır. Saç dökülmesi şikayetiyle gelen bir hastada sorun sadece şampuan seçimi değildir; altta yatan demir eksikliği, hormonal bozukluklar veya stres faktörleri olabilir.
Saç hastalıkları kapsamında değerlendirilen durumlar şöyledir:
- Erkek Tipi Dökülme
- Kadın Tipi Dökülme
- Saç Kıran
- Mevsimsel Dökülmeler
- Kepek
- Seboreik Dermatit
Tırnaklar ise vücudun genel sağlık durumunun en net izlendiği bölgelerden biridir. Tırnakta renk değişikliği, kalınlaşma, kırılma veya şekil bozukluğu sadece kozmetik bir sorun olmayabilir. Bazen sedef hastalığının ilk bulgusu tırnakta başlar, bazen de tırnak altında oluşan koyu renkli bir leke, “melanom” adı verilen tehlikeli bir deri kanserinin işareti olabilir.
Tırnak hastalıkları arasında şunlar bulunur:
- Tırnak Mantarı
- Tırnak Batması
- Tırnak Sedefi
- Tırnak Tümörleri
- Renk Değişiklikleri
- Tırnak Kırılmaları
Zührevi Hastalıklar ve Cinsel Sağlık Konusunda Dermatolog Ne Yapar?
Dermatolojinin tam isminde geçen “Zührevi Hastalıklar” ifadesi, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların (CYBH) tanı ve tedavisini işaret eder. Bu hastalıklar genellikle ilk belirtilerini genital bölge derisinde, mukozasında veya vücut derisinde döküntüler şeklinde verir. Bu nedenle bu belirtileri en doğru yorumlayacak ve tanıyı koyacak hekim dermatologdur.
Bu hastalıklar mahremiyet ve hassasiyet gerektiren konulardır. Dermatologlar, hastanın gizliliğine maksimum özen göstererek, yargılayıcı olmayan bir tutumla tanı sürecini yönetirler. Erken tanı, sadece hastanın sağlığı için değil enfeksiyonun partnerlere bulaşmasını önlemek ve toplum sağlığını korumak adına da kritiktir.
Bu kapsamda tedavi edilen başlıca hastalıklar şunlardır:
- Genital Siğiller
- Genital Uçuk
- Frengi
- Bel Soğukluğu
- Molluskum
- Klamidya
- HIV belirtileri
Tanı sürecinde lezyonlardan alınan sürüntü örnekleri ve kan testleri kullanılır. Tedavi süreci genellikle antibiyotikler veya antiviralleri içerir ve mutlaka partner tedavisini de kapsayacak şekilde planlanır.
Muayenede Kullanılan Dermoskopi Cihazı Ne İşe Yarar?
Dermatoloji muayenesinin olmazsa olmaz parçası, hekimin adeta bir stetoskop gibi boynunda taşıdığı veya cebinde bulundurduğu dermoskop cihazıdır. Çıplak gözle bakıldığında derinin üzerindeki bir leke veya ben, sadece kahverengi bir nokta gibi görünebilir. Ancak derinin altındaki pigment yapısını, damar ağını ve hücre düzenini görmek için büyütme ve özel bir ışıklandırma gerekir. İşte dermoskopi bunu sağlar.
Bu teknoloji sayesinde, derinin üst tabakası (epidermis) adeta şeffaflaşır ve alt tabakadaki (dermis) yapılar görünür hale gelir. Bu inceleme, özellikle deri kanserlerinin erken teşhisinde hayati bir öneme sahiptir. İyi huylu bir ben ile tehlikeli bir deri kanseri arasındaki farkı, dermoskopik inceleme ile büyük oranda ayırt etmek mümkündür.
Dermoskopinin kullanım alanları şunlardır:
- Ben Taraması
- Melanom Teşhisi
- Tırnak Tümörleri
- Saç Dökülmesi Tipi
- Uyuz Tanısı
- Siğil Ayrımı
Son yıllarda gelişen teknolojiyle birlikte dijital dermoskopi cihazları kullanılarak hastaların tüm vücut ben haritası çıkarılabilmekte ve yapay zeka desteğiyle benlerin takibi çok daha hassas bir şekilde yapılabilmektedir.
Deri Biyopsisi Neden Yapılır ve Can Yakar mı?
Bazen muayene ve dermoskopi, kesin bir tanı koymak için yeterli olmayabilir. Deri hastalıkları birbirini taklit etme konusunda oldukça yeteneklidir; örneğin bir sedef hastalığı plakları ile bir mantar enfeksiyonu veya deri lenfoması birbirine çok benzer görünebilir. İşte böyle durumlarda, tanıyı mikroskobik düzeyde kesinleştirmek ve hastalığın “adını koymak” için deri biyopsisi yapılır.
Biyopsi kelimesi hastaları genellikle korkutur ancak dermatolojide yapılan biyopsi işlemi son derece basit, hızlı ve konforludur. İşlem yapılacak küçük alan, çok ince bir iğne ile lokal olarak uyuşturulur. Bu uyuşturma iğnesinin sinek ısırığı hissi dışında hasta hiçbir ağrı veya acı hissetmez.
Biyopsi şu amaçlarla yapılır:
- Kanser Şüphesi
- Tanı Kesinleştirme
- Hastalık Ayrımı
- Derinlik Belirleme
“Punch biyopsi” adı verilen yöntemle, deriden kalem ucu büyüklüğünde, silindir şeklinde minik bir doku parçası alınır. Bu parça patoloji laboratuvarına gönderilir. Alınan bölgeye genellikle dikiş bile atmaya gerek kalmaz veya tek bir dikişle kapatılır. İyileşme süreci çok hızlıdır ve kişinin günlük hayatını etkilemez.
Alerji Testleri ve Yama Testi Nasıl Uygulanır?
Cildimiz gün boyunca sayısız kimyasal maddeyle temas halindedir. Sabunlar, parfümler, metal takılar, kozmetik ürünler, deterjanlar ve daha nicesi. Bazı durumlarda bağışıklık sistemi bu maddelere karşı aşırı duyarlılık geliştirir ve “kontakt dermatit” adını verdiğimiz alerjik egzamalar ortaya çıkar. Bu alerjinin sebebini bulmak için dermatologlar “Yama Testi” (Patch Test) uygularlar.
Bu test, gıda alerjileri veya polen alerjileri için yapılan testlerden farklıdır; tamamen derinin temas yoluyla tepki verdiği maddeleri bulmaya yöneliktir. Hastanın sırtına, içinde farklı alerjenlerin bulunduğu özel bantlar yapıştırılır.
Test süreci şu şekilde işler:
- Bantlar yapıştırılır
- 48 saat beklenir
- Bantlar çıkarılır
- İlk değerlendirme yapılır
- 72 veya 96 saatte tekrar bakılır
Test sonucunda kişinin nikele, parfüme veya belirli koruyucu maddelere alerjisi olup olmadığı anlaşılır. Bu sayede hasta, hayatından çıkarması gereken ürünleri net bir şekilde öğrenir ve egzama ataklarından korunabilir.
Sık görülen temas alerjenleri şunlardır:
- Nikel
- Parfüm Karışımları
- Kobalt
- Formaldehit
- Saç Boyası Maddeleri
- Lateks
- Koruyucular
Sedef ve Egzama Gibi Hastalıklarda Tedavi Yöntemleri Nelerdir?
Kronik deri hastalıklarının tedavisinde amaç sadece o anki döküntüyü geçirmek değil hastalığın alevlenmesini önlemek ve hastanın yaşam kalitesini artırmaktır. Tedavi yaklaşımı genellikle bir basamak sistemiyle ilerler. Hastalığın şiddetine, yaygınlığına ve hastanın yaşına göre en hafif tedaviden en güçlü tedaviye doğru gidilir.
İlk basamak her zaman topikal tedavilerdir. Yani doğrudan deriye sürülen kremler, merhemler, losyonlar ve şampuanlar. Egzama gibi hastalıklarda en önemli adım derinin nemlendirilmesidir. Bariyeri bozuk bir cilt su tutamaz, kurur ve daha çok kaşınır. Bu yüzden nemlendiriciler tedavinin bel kemiğidir.
Topikal tedavilerin yetersiz kaldığı orta ve şiddetli vakalarda ise sistemik tedaviler devreye girer. Bunlar ağızdan alınan haplar veya kas içine/damar yoluna yapılan iğnelerdir. Teknolojinin son yıllarda dermatolojiye sunduğu en büyük armağan ise “Biyolojik Tedaviler”dir. Özellikle sedef ve kronik ürtiker gibi hastalıklarda, hastalığa neden olan spesifik molekülleri hedef alan akıllı ilaçlar (iğne formunda) kullanılmaktadır. Bu ilaçlar, bağışıklık sisteminin tamamını baskılamak yerine, sadece sorunu yaratan kısmı bloke ederek çok daha etkili ve güvenli sonuçlar sunar.
Fototerapi Yani Işık Tedavisi Hangi Durumlarda Kullanılır?
Fototerapi, belirli dalga boyundaki ultraviyole ışınlarının tıbbi cihazlar aracılığıyla deriye uygulanması işlemidir. Burada en çok karıştırılan nokta, bu işlemin solaryum ile aynı olup olmadığıdır. Cevap kesinlikle hayırdır. Solaryum, cilt kanseri riskini artıran ve cildi yaşlandıran kontrolsüz ışınlar içerirken, tıbbi fototerapi sadece tedavi edici özelliği olan süzülmüş ve dozu ayarlanmış ışınları (örneğin Dar Bant UVB) kullanır.
Bu tedavi yöntemi, bağışıklık sistemini deri üzerinde yerel olarak baskılayarak iltihabı kurutur ve kaşıntıyı durdurur. Özellikle gebeler, emziren anneler veya karaciğer/böbrek sorunu nedeniyle hap kullanamayan hastalar için son derece güvenli bir seçenektir.
Fototerapinin kullanıldığı başlıca hastalıklar şunlardır:
- Sedef Hastalığı
- Vitiligo
- Deri Lenfoması
- Şiddetli Egzama
- Liken Planus
- Kronik Kaşıntı
- Gül糠 Hastalığı
Tedavi genellikle haftada 2 veya 3 seans şeklinde, hastanede bulunan özel kabinlerde uygulanır. Hastalar, bir güneş banyosu yapar gibi kabine girer ve saniyeler veya dakikalar süren seanslarla tedavi alırlar.
Kriyoterapi ve Elektrokoter ile Hangi Lezyonlar Tedavi Edilir?
Dermatolojide her zaman ameliyata veya dikişe gerek kalmadan, ofis şartlarında pratik bir şekilde uygulanabilen “ablatif” yani yok edici yöntemler vardır. Bu yöntemler sayesinde istenmeyen dokular fiziksel yöntemlerle ortadan kaldırılır.
Kriyoterapi (Dondurma Tedavisi):
Bu yöntemde -196 derece soğukluktaki sıvı nitrojen gazı kullanılır. Özel bir sprey tabancası veya pamuk uçlu aplikatörler yardımıyla gaz, hastalıklı dokunun üzerine uygulanır. Amaç aşırı soğuk etkisiyle hücrelerin içindeki suyu dondurmak ve o dokuyu kontrollü bir şekilde öldürmektir (nekroz). İşlem anestezi gerektirmez ve oldukça kısa sürer.
Kriyoterapi ile tedavi edilenler şunlardır:
- Siğiller
- Güneş Lekeleri
- Et Benleri
- Aktinik Keratoz
- Molluskum
- Nasırlar
- Keloidler
Elektrokoterizasyon (Yakma Tedavisi):
Bu işlemde ise elektrik enerjisi ısı enerjisine dönüştürülerek doku yakılır veya buharlaştırılır. Genellikle iyi huylu kabartıların tedavisinde kullanılır. İşlem öncesi bölge lokal anestezi ile uyuşturulur, bu sayede hasta acı hissetmez.
Elektrokoter ile tedavi edilenler şunlardır:
- Et Benleri
- Seboreik Keratoz
- Kiraz Benleri
- Kistler
- Siğiller
- Pyojenik Granülom
Kozmetik Dermatoloji ve Estetik Uygulamalar Neleri Kapsar?
Dermatoloji uzmanları, derinin anatomisine, kas yapısına, damar ve sinir dağılımına en hakim hekim grubu oldukları için estetik ve kozmetik uygulamaların da doğal yetkili mercisidir. Estetik dermatolojide amaç kişiyi başkasına benzetmek değil cilt sağlığını koruyarak yaşlanma etkilerini yavaşlatmak ve kişinin daha dinç görünmesini sağlamaktır.
Bu işlemler tıbbi prosedürlerdir ve mutlaka uzman hekimler tarafından, hijyenik klinik ortamlarında yapılmalıdır. Yanlış uygulamalar kalıcı hasarlara, doku kayıplarına ve ciddi enfeksiyonlara yol açabilir.
Dermatologların uyguladığı başlıca estetik işlemler şunlardır:
- Dudak Dolgusu
- Işık Dolgusu
- Mezoterapi
- PRP
- Gençlik Aşısı
- Kimyasal Peeling
- Karbon Peeling
- Lazerle Akne ve Akne İzi Tedavisi
- Lazerle Cilt Yenileme
- Lazerle Dövme Silme
- Lazerle Kırmızı Yüz Tedavisi
- Lazerle Leke Tedavisi
- Lazerle Tırnak Mantarı Tedavisi
- Lazerle Tüy Sarartma
- Skar Tedavisi
- Fraksiyonel Lazer
- Q-Switch Lazer
- Fokuslu Ultrason (Hifu)
Örneğin botoks, sadece kırışıklık açmak için değil aynı zamanda aşırı terleme (hiperhidroz) tedavisinde ve diş sıkma (masseter) tedavisinde de kullanılan etkili bir ilaçtır. Lazer sistemleri ise hem leke tedavisinde, hem damar çatlamalarının giderilmesinde hem de cilt yenilemede devrim niteliğinde sonuçlar sunmaktadır.
Dermatoloji, cildinizin dilinden anlayan, onu hem içten hem dıştan iyileştirmeyi hedefleyen çok yönlü bir uzmanlıktır. Unutmayın ki cildiniz sizin en değerli giysinizdir ve ona yapılacak her türlü müdahale, derinlemesine bilgi ve uzmanlık gerektirir. Kulaktan dolma bilgiler veya internet önerileriyle cildinize zarar vermek yerine, bir dermatoloji uzmanına danışmak her zaman en güvenli ve sağlıklı yoldur.
