Ankara’da mezoterapi, vitamin, mineral, aminoasit ve çeşitli tıbbi ajanların çok ince iğneler aracılığıyla cildin orta tabakasına enjekte edilmesiyle uygulanan minimal invaziv bir tedavi yöntemidir. Bu işlem; cilt yenilenmesi, saç dökülmesinin azaltılması ve bölgesel estetik iyileştirme amacıyla klinik ortamlarda uygulanır.
Ankara’da saç mezoterapisi, saç köklerini besleyen biyolojik aktif maddelerin doğrudan saçlı deriye verilmesi prensibine dayanır. Bu uygulama saç dökülmesinin yavaşlatılmasına, saç tellerinin güçlendirilmesine ve saç yoğunluğunun desteklenmesine yardımcı olan tamamlayıcı dermatolojik bir tedavi seçeneği olarak değerlendirilir.
Ankara’da cilt gençleştirme amaçlı mezoterapi, cildin elastikiyetini artırmayı ve nem dengesini desteklemeyi hedefleyen mikro enjeksiyon protokollerini içerir. Hyalüronik asit, vitamin kompleksleri ve antioksidan içerikler sayesinde cilt dokusunun yenilenme süreci desteklenir ve daha sağlıklı bir görünüm elde edilmesine katkı sağlar.
Ankara’da bölgesel incelme için mezoterapi, yağ hücrelerinin metabolik aktivitesini destekleyen özel içeriklerin problemli bölgelere uygulanmasını kapsar. Bu yöntem genellikle diyet ve egzersiz programlarıyla birlikte planlanır ve lokal yağlanma görünümünün azaltılmasına yönelik estetik bir destek tedavisi olarak uygulanır.
| Bilmeniz Gerekenler | Bilgi |
| Mezoterapi nedir | Mezoterapi, cildin orta tabakasına (mezoderm) çok sayıda mikro enjeksiyon ile vitamin, mineral, aminoasit, enzim, koenzim, hyalüronik asit gibi aktif maddelerin verilmesini amaçlayan, cilt yenileyici bir tedavi yöntemidir. |
| Etki mekanizması | Uygulanan maddeler cildin alt katmanlarına doğrudan iletildiği için, hücresel yenilenme, kolajen ve elastin sentezi artar. Aynı zamanda lokal kan dolaşımı ve doku beslenmesi iyileşir. |
| Uygulama alanları | – Cilt gençleştirme ve nemlendirme- Göz altı morlukları ve torbalanma- İnce çizgiler ve kırışıklıklar- Cilt lekeleri ve ton eşitsizliği- Saç dökülmesi (saç mezoterapisi)- Selülit ve bölgesel yağlanma (vücut mezoterapisi) |
| Uygulama yöntemi | İnce uçlu iğneler ile hazırlanan kokteyl maddeler doğrudan cilt altına enjekte edilir. İşlem öncesi anestezik krem uygulanabilir. Uygulama süresi genellikle 15–30 dakikadır. |
| Seans sayısı ve sıklığı | Ortalama 4–6 seans önerilir. Seanslar genellikle 1–3 hafta aralıklarla uygulanır. Cilt ihtiyacına göre idame seansları eklenebilir. |
| İşlem sonrası iyileşme süreci | İşlem sonrası ciltte geçici kızarıklık, hafif ödem, hassasiyet ve nadiren morluk olabilir. Bu etkiler genellikle 24–48 saat içinde geçer. Güneşten korunma önemlidir. |
| Beklenen etkiler | Cildin daha parlak, canlı, sıkı ve nemli görünmesi sağlanabilir. İnce kırışıklıklarda azalma, cilt tonu eşitlenmesi ve dokuda iyileşme gözlemlenebilir. Saç mezoterapisinde saç dökülmesinin azalması ve saç kalitesinin artması hedeflenir. |
| Avantajları | Cerrahi işlem gerektirmez, sosyal yaşama dönüş hızlıdır. Uygulama süresi kısadır. Cilt yenilenmesini doğal yollarla uyarır. Diğer estetik işlemlerle kombine edilebilir. |
| Dikkat edilmesi gerekenler | Enfeksiyon riski, alerjik reaksiyon, lokal tahriş veya ödem görülebilir. Steril koşullarda yapılmalı, kullanılan ürünler dermatolojik olarak test edilmiş olmalıdır. |
| Gerçekçi beklentiler | Mezoterapi cildi tamamen gençleştirmez, ancak cilt kalitesinde iyileşme ve canlılık sağlar. Etkisi genellikle kademeli olup birkaç seans sonrasında belirginleşir. Yoğun elastikiyet kaybı, derin kırışıklık veya sarkma durumlarında tek başına yeterli değildir. |
Dr. Seval Karasatı, Ankara’da cilt sağlığı, saç ve tırnak hastalıkları, estetik dermatoloji ve lazer uygulamaları alanlarında uzman bir dermatoloji (cildiye) doktorudur. Bilimsel temellere dayalı yaklaşımı ve estetik bakış açısıyla her hastasına kişiye özel tedavi planları sunar.
Dermatoloji alanında Dr. Seval Karasatı; akne, rozasea, egzama, alerjik cilt hastalıkları ve saç dökülmesi gibi yaygın cilt sorunlarının yanı sıra, ben takibi ve cilt kanserlerinin erken teşhisi konularında da uzmanlaşmıştır. Modern cihazlar ve güncel tedavi yöntemleriyle hastalarına etkili çözümler sunar.
Ankara’da dermatoloji uzmanı olarak hizmet veren Dr. Seval Karasatı, aynı zamanda estetik dermatoloji uygulamalarında da deneyim sahibidir. Dolgu, PRP, mezoterapi, altın iğne ve lazer işlemleriyle cilt yenilenmesi ve gençleşmesini hedefleyen bütünsel tedaviler uygular.
Dr. Seval Karasatı, her hastası için kapsamlı bir değerlendirme yaparak tedavi sürecini kişisel ihtiyaçlara göre şekillendirir. Amacı, sadece hastalıkların tedavisi değil; aynı zamanda sağlıklı, canlı ve estetik açıdan dengeli bir cilt görünümü kazandırmaktır.
Mezoterapi Nedir?
Mezoterapi, vitamin, mineral, enzim ve amino asitlerin mikro iğnelerle cilt altına enjekte edilmesiyle uygulanan bir tedavi yöntemidir. Cilt yenileme, saç dökülmesi tedavisi, selülit giderme ve bölgesel incelme amacıyla kullanılır. Uygulama, hedef bölgeye doğrudan etki ettiği için hızlı ve etkili sonuçlar sağlayabilir. Tedavi genellikle birkaç seans halinde uygulanır.
Bu yöntem ilk olarak 1950’lerde Fransa’da Dr. Michel Pistor tarafından, aslında estetik amaçlardan ziyade romatizmal ağrılar gibi lokal ağrıların tedavisi için geliştirilmiştir. Pistor’un felsefesi “az, seyrek ve doğru yere” ilkesine dayanıyordu. Yani ilacı tüm vücuda yaymak yerine, sorunun olduğu bölgeye minimum dozda vererek maksimum fayda sağlamayı amaçlıyordu.
Zamanla bu tekniğin, ilaçları doğrudan cildin fonksiyonel tabakasına ulaştırmadaki başarısı fark edildi ve dermatoloji ile estetik tıp alanında hızla popülerlik kazandı. Bugün mezoterapi, ağrı tedavisinden çok daha yaygın olarak cilt kalitesini artırmak, saç dökülmesini yavaşlatmak ve bölgesel yağ birikintilerini azaltmak için kullanılmaktadır.

Cildimize enjeksiyon yapmanın mantığı nedir? Kremler yeterli değil mi?
Bu mezoterapinin temel varoluş sebebidir. Cildimiz, dış dünyaya karşı bizi koruyan muhteşem bir bariyerdir (epidermis). Bu bariyer, zararlı bakteri ve kimyasalların içeri girmesini engellerken, maalesef üzerine sürdüğümüz değerli bileşenlerin (örneğin pahalı bir serumdaki aktif maddelerin) de derinlere, yani ihtiyaç duyulan yere ulaşmasını büyük ölçüde engeller.
Şöyle düşünün: Ağızdan aldığınız bir vitamin takviyesi ise, önce sindirim sisteminden geçmeli, karaciğerde işlenmeli ve kan dolaşımıyla tüm vücuda dağılmalıdır. Cildinize ulaşan miktar, aldığınız toplam dozun çok küçük bir parçası olabilir ve etki tüm vücuda yayılır.
Mezoterapi (veya Lokal İntradermal Terapi), bu iki engeli de aşar. Aktif bileşenleri, yani cildin “besinini”, koruyucu bariyeri atlayarak doğrudan ihtiyaç duyulan yere, yani kolajen ve elastin üreten fibroblast hücrelerinin bulunduğu “yaşayan fabrika” olan dermise bırakır. Bu sayede çok daha düşük dozlar kullanarak, sistemik yan etki riski olmadan, hedefe yönelik ve yoğun bir etki elde edilir.
Mezoterapi en çok hangi amaçlarla kullanılıyor?
Mezoterapi, cerrahi olmayan (minimal invaziv) bir işlem olması ve iyileşme süresinin çok kısa olması nedeniyle oldukça popülerleşmiştir. Günümüzde dermatolojide en sık kullanıldığı alanlar şunlardır:
- Cilt gençleştirme (anti-aging)
- Yüz, boyun ve dekolte bölgesi canlandırma
- El sırtı gençleştirme
- Cilt nemlendirme (biyorevitalizasyon)
- İnce kırışıklıkların azaltılması
- Cilt tonunun ve parlaklığının artırılması
- Göz altı morlukları ve torbalanmalarının hafifletilmesi
- Çeşitli tiplerde saç dökülmesinin tedavisi
- Cilt lekeleri (pigmentasyon) tedavisi
- Selülit görünümünün azaltılması
- Lokal (bölgesel) yağ birikintilerinin azaltılması (lipoliz)
Mezoterapi “kokteyli” ne anlama geliyor?
“Kokteyl” terimi, mezoterapi uygulaması sırasında cildinize enjekte edilen, birden fazla aktif bileşenin bir araya getirildiği özel karışımları ifade eder. Bu bir “ilaç” değil bir “çözeltidir”.
Mezoterapinin en kritik yönlerinden biri budur. Çünkü bu kokteyllerin içeriği, tedavinin amacına, cildinizin ihtiyacına ve doktorun tercihine göre tamamen kişiselleştirilir. Örneğin cildi neme doyurmak için hazırlanan bir karışımla, saç köklerini güçlendirmek için hazırlanan karışım birbirinden tamamen farklıdır.
Bu kokteyller genellikle cildin doğal yapısında zaten bulunan veya metabolizması için gerekli olan temel bileşenleri içerir. Bu tedavinin sadece bir “doldurma” işlemi olmadığını, aynı zamanda cildin kendi kendini onarma ve yenileme kapasitesini “besleyen” biyolojik bir yaklaşım olduğunu gösterir.
Cilt gençleştirme (biyorevitalizasyon) kokteyllerinde neler bulunur?
Cilt gençleştirme ve canlandırma (biyorevitalizasyon) amaçlı mezoterapide amaç cilde “yaşam enerjisini” geri vermektir. Cilt yaşlandıkça nemini, elastikiyetini ve parlaklığını kaybeder. Bu kokteyller, cildin bu kaybettiklerini doğrudan yerine koymayı ve kolajen üretimini tetiklemeyi hedefler. Cildin adeta “yemi” gibidirler.
Bu canlandırıcı kokteyllerin içinde cildin ihtiyaç duyduğu temel “besinler” bulunur. Başlıca bileşenler şunlardır:
- Hyaluronik asit (yoğun nem tutucu)
- C vitamini (leke açıcı ve kolajen tetikleyici)
- A vitamini (cilt yenileyici)
- B-kompleks vitaminleri (enerji verici)
- E vitamini (antioksidan)
- K vitamini (morluk ve dolaşım için)
- Amino asitler (proteinlerin yapı taşı)
- Peptitler (hücreler arası sinyal molekülleri)
- Mineraller (Çinko, Selenyum vb.)
- Güçlü antioksidanlar (Glutatyon veya Koenzim Q10 gibi)
Saç dökülmesinde mezoterapi nasıl bir fayda sağlar?
Saç dökülmesi (alopesi) tedavisinde mezoterapi, son yıllarda en etkili bulunan destekleyici yöntemlerden biri haline gelmiştir. Buradaki mantık da cilttekiyle aynıdır: Saç köklerini besleyen ve güçlendiren bileşenleri doğrudan hedefe, yani saç köklerinin bulunduğu dermal tabakaya ulaştırmak.
Özellikle androgenetik alopesi (erkek ve kadın tipi saç dökülmesi) gibi durumlarda, mezoterapi çok önemli bir avantaj sunar. Bazı tedavilerde kullanılan (örneğin Minoksidil veya Dutasterid gibi) farmakolojik ajanlar, ağızdan alındığında tüm vücudu etkileyen sistemik yan etkilere neden olabilir. Mezoterapide ise bu ajanların çok çok düşük konsantrasyonları doğrudan sadece saçlı deriye uygulanır. Bu lokalizasyon, ilacın sistemik dolaşıma karışmasını engeller, olası yan etkileri neredeyse sıfıra indirir ve tedavi etkinliğini maksimuma çıkarır.
Saç mezoterapisinde kullanılan yaygın bileşenler şunlardır:
- Biotin (H vitamini)
- Çeşitli B-kompleks vitaminleri
- Amino asitler (Arjinin, Sistein vb.)
- Mineraller (Çinko, Demir)
- Bakır peptitler
- Minoksidil
- Dutasterid
Mezoterapi tekniği standart bir uygulama mıdır?
Bu mezoterapinin en hassas ve en önemli konusudur. Mezoterapi, tek bir standart ilaç veya protokolden ziyade bir “tekniktir”. Bu nedenle uygulamada büyük değişkenlikler gösterebilir.
En temel zorluk, kullanılan “kokteyllerde” tam bir standardizasyonun olmamasıdır. Piyasada, içeriği, konsantrasyonu veya bileşen oranları açıklanmayan, “ticari sır” olarak saklanan birçok hazır karışım bulunmaktadır. Bu durum hem tedavilerin etkinliğini bilimsel olarak karşılaştırmayı hem de olası bir yan etki durumunda sorunun kaynağını bulmayı zorlaştırabilir.
Bu nedenle tedaviyi yapan hekimin ne enjekte ettiğini bilmesi (bileşenlerin saflığı, konsantrasyonu) ve güvenilir, onaylı ürünler kullanması, hasta güvenliği için hayati önem taşır.
Mezoterapi enjeksiyonu tekniği neden bu kadar önemlidir?
Mezoterapinin başarısı, kullanılan kokteyl kadar, o kokteylin “nasıl” verildiğine de bağlıdır. Bu sadece “iğne batırmak” değildir; hassas bir anatomik bilgi ve beceri gerektirir.
Cilt gençleştirme (rejuvenasyon) tedavisinde hedefimiz, malzemeyi cildin “dermis” tabakasına bırakmaktır. Dermis, yüzün çoğu bölgesinde sadece 0.75 mm ila 1.5 mm kalınlığındadır. Eğer iğne gerekenden daha derine, örneğin 2 mm veya 4 mm’ye giderse, malzeme dermisi “ıskalayarak” altındaki yağ tabakasına (hipodermis) enjekte edilmiş olur. Yağ tabakasına verilen bir kolajen uyarıcının cilde hiçbir faydası olmaz; tedavi “çöker”.
Bu nedenle özellikle yüz gibi hassas bölgelerde, dermatologlar malzemeyi doğru derinliğe (örneğin 0.75 mm) bırakmak için özel teknikler kullanır. Bu genellikle iğneyi cilde dik değil çok yatay (yaklaşık 15 derece) bir açıyla sokmayı ve iğnenin ciltte sadece 1.0 mm gibi kısa bir mesafe ilerlemesini gerektiren, ustalık isteyen bir tekniktir.
Bu hassasiyet, işlemi neden mutlaka anatomik bilgiye sahip eğitimli profesyonellerin (dermatologlar) yapması gerektiğini açıklar. Çok derine enjeksiyon yapmak, bu konuda eğitimsiz kişiler tarafından yapılan en yaygın hatadır.
Kimler mezoterapi yaptıramaz?
Mezoterapi, doğru ve güvenli bir yöntem olsa da herkes için uygun değildir. Kapsamlı bir tıbbi değerlendirme ile tedaviye uygun olup olmadığınıza doktorunuz karar vermelidir.
Tedaviye engel olabilecek veya özel dikkat gerektiren başlıca durumlar şunlardır:
- Hamilelik ve emzirme dönemi
- Tedavi bölgesinde aktif enfeksiyon veya uçuk (herpes)
- Kontrolsüz diyabet (şeker hastalığı)
- Kontrolsüz kalp hastalığı veya hipertansiyon
- Kan pıhtılaşma bozuklukları veya pıhtılaşma önleyici (kan sulandırıcı) ilaç kullanımı
- Ciddi alerji öyküsü veya kokteyl içeriğine karşı bilinen alerji
- Aktif kanser tedavisi görenler
- Bağışıklık sistemini baskılayan ilaç kullananlar (örneğin organ nakli sonrası)
İşlem sonrası hangi yan etkiler normaldir?
Mezoterapi, steril koşullarda ve doğru teknikle uygulandığında son derece güvenli bir işlemdir. Görülen yan etkilerin çoğu geçici, hafif ve beklenen reaksiyonlardır. İşlem sonrası birkaç gün içinde kendiliğinden düzelirler.
Mezoterapi sonrası görülebilecek geçici ve hafif yan etkiler şunlardır:
- Enjeksiyon noktalarında kızarıklık
- Hafif şişlik veya ödem
- Küçük morluklar (iğnenin ince bir damara denk gelmesiyle)
- Kısa süreli hassasiyet
- Nadiren geçici kaşıntı
Mezoterapinin ciddi riskleri var mıdır?
Ciddi yan etkiler çok nadirdir ve neredeyse her zaman standart dışı uygulamalardan kaynaklanır. Bu riskler genellikle şunlarla ilişkilidir: steril olmayan koşullarda çalışma, vasıfsız veya eğitimsiz kişiler tarafından uygulama, ya da kaynağı belirsiz, onaylanmamış, saflığı bozuk kokteyllerin kullanılması.
Bu durumlarda görülebilecek ciddi riskler arasında enfeksiyonlar, alerjik reaksiyonlar veya “granülom” adı verilen, vücudun enjekte edilen yabancı maddeye karşı oluşturduğu sert, kalıcı ve tedavisi zor nodüller (düğümler) yer alır.
Yağ eritme (lipoliz) mezoterapisi hakkında bilinmesi gerekenler nelerdir?
Bu güvenlik açısından “kırmızı bayrak” kaldırılması gereken en önemli konudur. Bölgesel yağlanma (lipoliz) için kullanılan mezoterapi, diğer uygulamalardan farklı riskler barındırır.
Tarihsel olarak bu amaçla Fosfatidilkolin (PPC) ve Sodyum Deoksikolat (DC) adlı iki maddeyi (kısaca PCDC) içeren karışımlar kullanılmıştır. Ancak bu PCDC bileşiklerinin (piyasada çeşitli marka isimleriyle bulunabilirler) yağ eritme amacıyla kullanımı, örneğin ABD’de FDA (Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi) tarafından onaylanmamıştır. FDA, bu onaysız ürünlerin ciddi güvenlik riskleri taşıdığına dair net uyarılarda bulunmuştur.
Onaylanmış tek istisna, yine deoksikolik asit içeren ancak Kybella markasıyla bilinen, sadece ve sadece “gıdı” (çene altı) yağlarının azaltılması için özel olarak onaylanmış bir üründür. Bu ürünün bile gıdı dışında bir bölgeye (karın, basen vb.) uygulanması onay dışı (off-label) kullanımdır.
Onaysız PCDC ürünlerinin kullanımı ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Bildirilen riskler şunlardır:
- Kalıcı yara izleri (skar dokusu)
- Ciddi ve tedavisi zor enfeksiyonlar
- Ciltte kalıcı deformiteler, çöküntüler ve şekil bozuklukları
- Kist oluşumu
- Enjeksiyon bölgelerinde aylarca geçmeyen, ağrılı, sert düğümler
Bu nedenle yağ eritme amacıyla yapılacak enjeksiyonlarda, kullanılacak ürünün mutlaka yasal onaylara sahip olduğundan ve uygulamanın bu konuda eğitimli bir dermatolog tarafından yapıldığından emin olunmalıdır.
Mezoterapi mi yoksa mikroiğneleme mi daha etkilidir?
Bu “elma mı armut mu?” diye sormak gibidir. İkisi rakip değil birbirini tamamlayan yöntemlerdir.
- Mikroiğneleme (Dermapen/Dermaroller): Ciltte binlerce kontrollü mikro-hasar yaratarak cildin kendi kolajen üretimini “mekanik” olarak tetikler. Özellikle yara izleri, gözenekler ve daha derin çizgiler için etkilidir.
- Mezoterapi: Cildin yenilenmesi için ihtiyaç duyduğu “biyokimyasal” yakıtı (vitaminler, hyaluronik asit, amino asitler) sağlar.
Optimal sonuçlar genellikle bu iki yöntemin birleştirilmesiyle elde edilir. Mikroiğneleme ile cildin yenilenme süreci başlatılırken, mezoterapi ile bu sürecin ihtiyaç duyduğu “hammadde” cilde verilir.
Tedaviden ne gibi sonuçlar beklemeliyim?
Mezoterapide beklentileri doğru yönetmek çok önemlidir. Bu bir dolgu veya botoks işlemi değildir; sonuçları “anında” ve “dramatik” olmaz. Mezoterapi bir “sprint” değil “maratondur”.
Cildin biyolojik olarak canlanmasını, daha sağlıklı, daha nemli, daha parlak ve daha sıkı hale gelmesini hedefler. Sonuçlar “hafif” (subtle) ama kalıcıdır ve cildin kalitesinde genel bir iyileşme olarak fark edilir. Genellikle birkaç seanslık bir kür (protokol) gerektirir ve cildin yenilenme döngüsüne paralel olarak sonuçlar haftalar içinde kademeli olarak ortaya çıkar.
Tedaviye karar vermeden önce ne bilmeliyim?
Mezoterapiye karar vermeden önce en önemli adım, bu tedaviyi kime yaptıracağınızdır. Daha önce de belirtildiği gibi, mezoterapide kullanılan bileşenlerin çoğu (vitaminler, mineraller) spesifik olarak “cilt içi enjeksiyon” için özel bir onay almamış olabilir; bu bileşenler genellikle başka amaçlar için onaylanmıştır. Bu duruma “endikasyon dışı” (off-label) kullanım denir ve tıpta yaygın bir uygulamadır.
Ancak bu durum uygulayıcının sorumluluğunu kat kat artırır. Doktorunuzun, neyi, neden kullandığını, kullandığı ürünlerin saflığını, güvenilirliğini ve olası risklerini size net bir şekilde anlatması gerekir. “Bilgilendirilmiş onam” (aydınlatılmış rıza) bu sürecin temel taşıdır.
Ortalama Fiyatlar Ne Kadar?
İşlemin fiyatları tedavinin yapılacağı kliniğe, hastaneye, hastanın durumuna göre değişmektedir.
İşlem Yaptıranların Yorumları
Dr.Seval Karasatı'nın yorumları için Google Haritalar veya Doktortakvimi'ni ziyaret edebilirsiniz.
Öncesi Sonrası Fotoğraflar
İşlem sonuçları için Instagram hesabımızı ziyaret edebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Mezoterapi, cildin orta tabakasına vitamin, aminoasit, peptid, antioksidanlar, polinükleotidler (somon DNA) ve hyaluronik asit karışımlarının enjeksiyonu olup hücre yenilenmesini destekler. Bu sayede kolajen üretimi artar, cilt elastikiyeti ve parlaklığı geri kazanılır.
Saç mezoterapisinde saç köklerine özel vitamin ve aminoasit karışımları enjekte edilir. Bu uygulama kan dolaşımını artırır, kökleri güçlendirir ve yeni saç çıkışını destekleyerek dökülmeyi azaltır.
Uygulama sonrası ciltte hafif kızarıklık, ödem veya morarma görülebilir. Bu etkiler genellikle birkaç gün içinde kendiliğinden geçer. Soğuk kompres uygulamak iyileşme sürecini hızlandırabilir.
Mezoterapi genellikle 4 ila 6 seans arası uygulanır. İlk seanslar 1–3 haftalık aralıklarla yapılır, ilerleyen dönemlerde ayda bir bakım seanslarıyla etki sürdürülebilir. Kişinin ihtiyacına göre planlama yapılır.
Hamilelik ve emzirme dönemlerinde mezoterapi önerilmez. Bu dönemlerde cilt ve hormon dengesi farklı olduğu için tedavi sonrası istenmeyen reaksiyonlar oluşabilir. Uygulama öncesi doktor onayı şarttır.
Kronik hastalığı olanlar, kan sulandırıcı kullananlar, alerjik bünyeye sahip kişiler ve hamileler mezoterapi için uygun adaylar değildir. Doktor değerlendirmesi sonrası kişiye özel planlama yapılmalıdır.
Dolgu, belirli bölgelere hacim kazandırmak için uygulanırken mezoterapi cilt kalitesini genel olarak iyileştirir. Mezoterapi doğal bir gençleşme sağlar, dolgu ise anında hacim etkisi yaratır.
İlk etkiler genellikle 2. seanstan sonra fark edilir. Ciltte parlaklık ve canlılık artışı oluşur. Kalıcı sonuçlar için düzenli seanslara devam edilmesi önerilir ve etki süresi kişiye göre değişir.
Uygulama sonrası 24 saat boyunca makyaj yapılmamalı, sauna ve güneşten kaçınılmalıdır. Bol su içmek ve cildi nemli tutmak tedavinin etkisini artırır. Doktorun önerilerine uyulması önemlidir.
Selülit mezoterapisinde yağ yakımını destekleyen özel karışımlar kullanılır. Bu karışımlar dolaşımı hızlandırarak cilt altı yağ tabakasını azaltır, portakal kabuğu görünümünü gözle görülür biçimde hafifletir.
Son Yazılar
Türkiye Neden Bölgenin En İyi Dermatoloji Doktorlarına ve Hastanelerine Sahip?
Ankara Dermatoloji | Dr. Seval Karasatı » Genel » Türkiye Neden Bölgenin En İyi Dermatoloji [...]
Devamını Oku ➜Oca
Dermatolojik Tedavi Öncesi ve Sonrası Nelere Dikkat Edilmeli? Doktor Önerileri
Ankara Dermatoloji | Dr. Seval Karasatı » Genel » Dermatolojik Tedavi Öncesi ve Sonrası Nelere [...]
Devamını Oku ➜Oca
Saç Dökülmesi İçin Hangi Doktora Gidilir? Hangi Bölüm Bakar?
Ankara Dermatoloji | Dr. Seval Karasatı » Kozmetik İşlemler » Saç Dökülmesi İçin Hangi Doktora [...]
Devamını Oku ➜Ara
Dermatoloji (Cildiye) Nedir? Hangi Hastalıklara Bakar?
Ankara Dermatoloji | Dr. Seval Karasatı » Genel » Dermatoloji (Cildiye) Nedir? Hangi Hastalıklara Bakar?Dermatoloji [...]
Devamını Oku ➜Ara
Leke Tedavisi Öncesi ve Sonrası Nelere Dikkat Edilmeli?
Ankara Dermatoloji | Dr. Seval Karasatı » Cilt Hastalıkları » Leke Tedavisi Öncesi ve Sonrası [...]
Devamını Oku ➜Ara
Medikal Cilt Bakımı ile Hydrafacial Arasındaki Farklar Nelerdir?
Ankara Dermatoloji | Dr. Seval Karasatı » Kozmetik İşlemler » Medikal Cilt Bakımı ile Hydrafacial [...]
Devamını Oku ➜Ara
